BEYPAZARI TANITIM SAYFALARIMIZ

Ana Sayfa
Reklamcılık
Matbaacılık
Gazetecilik
Kitap&Kırtasiye
Web&Hosting Hizmeti
Bilgisayar
Hediyelik Eşya
Mail Form
Sitemizi Tavsiye et
Anket
Ziyaretçi Defteri
Forum
Chat
Messenger
Link Bankası
E-Kart
Size Özel
İlanlarınız
Resim Galerisi
Beypazarı Tanıtım
Açılış Sayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
 
 
 
 
 
 
 
 

AÇIK HAVA MÜZESİ

BEYPAZARI

 

BAĞLANTILI SAYFALAR

Tarihçesi
İdari durumu
Gezi Yerleri
Tarım Sanayi ve Ticaret
Piknik ve Mesire Alanları
Fotoğraflar
Video Klip
Tarihi Cami ve Türbeler
Tarihi Ahşap Evler
Müze
Kablıca ve Hamamlar
Kırbaşı
Karaşar
Uruş
Köyler
Harita
Beypazarı Siteleri

 

 

Nasıl Gidilir?
Ne Yenir?
Nerede Konaklanır?
Konaklama Yerleri
Dinlenme Yerleri


Bu sayfalarımızda Beypazarı hakkında aradığınız tüm bilgilere ulaşabilecek Beypazarı'na gelmeden önce daha iyi tanıma fırsatı bularak gelmiş gibi Beypazarı hakkında bilgi sahibi olabileceksiniz.

Ayrıca Beypazarı ile ilgili bilgi sahibi olabileceğiniz Web sitelerine de link atılmış olup daha detaylı bilgilere ulaşabileceksiniz.

 

 

www.beypazari.gov.tr
beypazari-bld.gov.tr
yeniyildizgazetesi.com
www.kirbasi.bel.tr
www.karasar.com
www.beyter.com.tr
Karakoca Maden Suyu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Küçük Birikimleri Yatırıma Dönüştüren Kuruluş

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE BEYPAZARI (Rumi 1318 Miladi: 1904)

Bundan yüzyıl önce Beypazarı’nın durumunu gözümüzün önüne getirelim. Kendi kendimize soralım. Beypazarı’nın (nüfusu, okul, cami, çeşme, han, hamam, köprü, dükkan köyleri ve idare edilme şekli ve idare edenler kimler?) Sizlere Salnamelerde geçen Beypazarı’nın 1904 yılı itibariyle genel görünümü:
Beypazarı şehir merkezi 1397 hane nüfusu: (2887 erkek+ 3006 bayan) toplam 5893 kişi. Köylerin nüfusu: (6365 erkek+ 6516 bayan) toplam 12881 kişidir. Merkez ve köyler toplamı ise: 17774 kişidir.
Beypazarı’na bağlı 70 köy (3870 hane) bulunuyordu.
Beypazarı’nda 77 cami ve mescid, 15 medrese, 95 çeşme, 2 adet Mekteb-i Rüştiye (lise), 2 adet İbtidaiyye (İlkokul) ile 40 Sibyan (ana okulu) mektebi bulunmakta idi.
Kazada bir Hükümet Konağı, bir Belediye Dairesi, bir Telgrafhane, bir Kiremithane, 40 adet Su Değirmeni, 4 adet Pirinç Ayırma Yeri ve 2 adet köprü mevcut.
Kazada 60.000 dönüm ekili, 70.000 dönüm ekili olmayan arazi ile 20.000 dönüm bağ, 500 dönüm bahçe, 500 dönüm bostan mevcut.
Başlıca ekilen mahsuller: Buğday, Arpa, Pirinç, Purçak, Afyon, Nohut.
Meyveleri: Üzüm, Elma, Armut, İğde, Erik, Zerdali, Vişne, Kiraz, Kavundur.
BEYPAZARI’NIN MEŞHUR YERLERİ
Beypazarı kazasında (Karaca Ahmed) Sultan hazretlerinin makamı, (Birgivi Merhum Mehmed Efendi) ve (İvaz Baba) ve (Üç Kızlar Kabirleri). Civar köylerde (Kara Davud) ve (Necmeddin Kabri) ve (Yediler) namıyla anılan Zevat-ı Kiram Türbeleri.
Kasabaya 3 saat mesafede (Kazal Sarayı) köyünde medfun Han Gufran olan Cedd-i Ali Osmaniye’nin (Gündüz Alp) Mezar-ı Şerifleri mevcuttur.
Faydalı ve Veyşi suyuna faik ve tami latif bir Maden Suyu bulunduğu gibi Kazaya 2 saat mesafede İçmece ve Dutlu Hamamı tabir edilen kaplıcaların madeni İngiliz tuzuyla mahlut, kükürt ve çelikten ibarettir.
Muhtaç olanlar Temmuz başlangıcından sonuna kadar gelerek faydalanılırdı.
Mezkür içmece Hamamının suyu (Hünyadi) denilen yerden çıkardı.
Kasabaya yarım saat mesafede İnözü Vadisi’nde Yalçın Kaya üzerinde mağara şeklinde 30 oda mevcut ise de herkesin odaların içini ziyaret müşkildir.
BEYPAZARI’NDA DOKUMA SANAYİ
Beypazarı kasabasında mensucat nevinden Bursa havlularına benzer surette kırmızı, alaca, beyaz havluları Beyaz ve Aydın Kari Alacalar, Tosya ile Gürün Mensucatına benzeyen Yünden Kuşak ve Adi Kilimler imal edilmektedir.
BEYPAZARI’NIN İDARE YAPISI
(Rumi 1318 Miladi: 1904)
Kaymakam : Seyyid Mehmed Bey (ikinci)
Naib (Vekil) : Ahmet Hilmi Efendi
Müftü : Mehmed Şakir Efendi
Mal Müdürü : Salih Efendi
Tahrirat Katibi : Mustafa Fevzi Efendi

Beypazarı Tarihi

Beypazarı ilçesinin Tarihi, Hitit ve Friglere kadar uzanmaktadır.

Beypazarı ve çevresinde zaman zaman toprak altından çıkan harebe1er,eşya1ar ve paralar hakkında yapılan araştırma ve incelemeler sonucunda ilçe ve çevresinde sıra ile Hititler, Frig1er,Ga1at1ar,Romalılar, Selçuklular ve Osmanlıların egemen oldukları anlaşılmaktadır.

Beypazarı Ankara'nın 100 Km batısında, eski Ankara-İstanbul yolu üzerinde bulunmaktadır. Geçmişte olduğu gibi bugün de Ayaş, Güdül, Nallıhan ve Kıbrıscık İlçelerinin ortasında sosyal, kültürel ve ekonomik merkez olma özelliğini korumaktadır.
Anadolu'nun tarihi seyrine baktığımızda, Beypazarı ilçesine ilk çağda HİTİT, FRİG, GALAT, ROMA, BİZANS, daha sonra da ANADOLU SELÇUKLU ve OSMANLILAR'ın egemen oldukları görülmektedir.
Beypazarı, Roma döneminde, İstanbul'u Ankara ve Bağdat'a bağlayan önemli büyük tarihi geçit yolları üzerinde bulunmaktadır. Bir piskoposluk merkezi olduğu, İlk adının  LAGANİA  daha sonra imparator ANASTASİUS zamanında ise (M. S.461.-518) LAGANiA-ANASTASİOPOLİS olarak değiştirildiği, .tarihi eser ve haritalardan anlaşılmaktadır. Bilge UMAR ‘ın Türkiye'deki “Tarihsel Adlar” adlı kitabında Lagania' nın anlatımı yapılmış ve ‘Kaya Doruğu Ülkesi' anlamına geldiği sonucuna varılmıştır.
M.S. 6.yy' a kadar adı Lagania olan Beypazarı'nın adı bu tarihten sonra değişmiştir. M.S. 491-518 yılları arasında hüküm süren Doğu Roma (Bizans) imparatoru Anastasios'un o dönemlerde piskoposluk merkezi olan Lagania' yı ziyaretine atfen şehrin adı, “Lagania-Anastasiopolis” ( ANASTASİOS kenti ) olarak değişiyor.
Türklerin Sultan Alparslan komutasında Anadolu'ya girmesinden kısa bir süre sonra Marmara'ya ulaşmaları ile Beypazarı da ilk Türk akıncıları ile karşılaşmıştır. Selçuklu yönetimindeki Beypazarı, konum itibarı ile sık sık göç eden Türkmen boylarına yurt olmuştur.
Bu boylardan en önemlisi Kayı boyudur. Selçuklu Sultanlığı'nın kendilerine yurt olarak yer gösterdiği bu Türk boyu, Gazi Gündüzalp yönetiminde ilk önce Ankara civarına yerleşmiştir. Osmanlı Devleti'nin kurucusu olan Osman Bey'in dedesi Gazi Gündüzalp'in mezarının Beypazarı'nın Hırkatepe köyünde olduğu bilinmektedir.
Selçuklular döneminde Beypazarı, İstanbul-Bağdat yolu üzerinde önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Beypazarı, Orhan Bey'in Ankara'yı alması ile Hüdavendigar (Bursa) Sancağı'na bağlanarak Osmanlı yönetimine geçmiştir.

Beypazarı 1868 yılından itibaren siyasi yönetiminde yer değişikliği ile Ankara'ya bağlı bir kaza olarak önemini sürdürmüştür.
Osmanlı Devleti'nin toprak rejimi ve askeri sisteminin bel kemiğini oluşturan Tımarlı (Anadolu) Sipahi Merkezleri'nden birisi olan Beypazarı; yöredeki Sipahi Beyi'ne ve ticari, ekonomik hayatın yoğunluğuna istinaden BEĞ BAZARI diye adlandırılmıştır.

Kaya doruğu ülkesi anlamına gelen "Lagania" Beypazarı nın eski ismi. Yine mevcut kayıtlara göre Beypazarı ilçesini Rumların işgalinden Germiyen oğullarından Germiyan oğlu Şahın Veziri (DINAR HEZAR) Bey kurtarıyor ve Bey Hezar olarak anılmaya başlıyor. Bu (DiNAR HEZAR) veya (GERMİYAN HEZARİ) tabirlerinin sonradan kasabayı fetheden beyin  haritasını yaşatmak için (BEY HEZARİ) şeklini aldığı fetheden beyin  şimdiki ; Paşa Cami ile Beytepe mahallesi arasında bir mahalle ve büyük pazar yeri  kurduğu bu büyük ve meşhur pazarın zamanla beyin  adı olan (HEZAR)'ı da unutturarak (HEZAR) kelimesinin yerini (PAZAR)'a bıraktığı (GERMİYAN) kelimesinin yerinide yalnızca (BEY) sözünü aldığı ve böylece adının (BEYPAZARI) olarak değiştiği kuvvetle tahmin edilmektedir. Haftada üç gün kurulan pazara, Bolu, Kıbrıscık, Eskişehir den ihtiyaçları karşılamaya gelenler çok oluyor ve Evliya Çelebinin ünlü seyahatnamesinde pazara gelenlerin sayısından, 10 ila 13 bin kişilik bir yoğunluk olarak söz ediliyor. Beylerin kurduğu bu pazarlar sonucu günümüz ilçesi ismini Beypazarı olarak taşıyor. Hititler, Frikler, Galatlar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular, Osmanlılar dönemlerine ait kalıntılara rastlanan Beypazarı'nda ki gezinize  önce İlçenin neredeyse her yanının, hatta her evini görünebildiği Hıdırlık Tepesi'nden başlayınız.

 

EVLİYA ÇELEBİNİN SEYAHATNAMESİNDE BEYPAZARI

Evliya Çelebi, Seyahatnamesi'nde (Hicri 1058 Miladi 1638) Beypazarı'ndan şöyle bahseder:

" İlk kurucusunu bilmiyorum. Fakat ilk fatihi Kütahya beylerinden Germiyanoğlu Yakup Şah'ın veziri Dinar Hezar'dır. Onun için şehre “Germiyan Hezar” da derler.

Haftada bir gün güzel süslü bir pazar kurulup, bütün kıymetli eşyalar bulunur. Halkının uğraşları tiftik keçisi olduğundan, pazarında sof çok satılır. Müşterisi vardır. Senede bin kantar sof ipliği satılır. Sofu olmaz fakat güzel mümeyyizi olur. Pazarına her hafta etraf köylerinden 10 bin insan toplanır.

Şehir Anadolu toprağından Engürü sancağı hududunda olup, İstanbul'da kim Şeyhülislam olursa ona has olur. Padişah hasından ayrılmadır. Müftü tarafından hakimi subaşısıdır. 150 akçelik kazadır. Senelik kadısına yedi kese gelir getirir. Damga emini, Sipahi Kethüda yeri ve Yeniçeri Serdarı vardır. Fakat kale ağası ve neferi yoktur. Kalesi bir dere içinde olup, iki tarafı balık sırtı gibi kaya üzerindedir. Genişliğini bilmiyorum.

Aşağıda şehir iki geniş dere içinde olup 20 mahalle 41 mihraptır. Fakat öyle mükellef camileri yoktur. Çarşı içinde cami güzeldir (Paşa Camii). Hepsi 3060 tane iki katlı evleri vardır. Duvarları kerpiçtendir. Yüzeyleri tahta ile kaplıdır. Medrese Darulhadis ve Darulkurrası vardır. Çünkü talebe bilginleri çoktur. Medreseleri kargir değildir. 70 adet çocuk mektebi vardır. Çocukları gayet temiz ve olgun olup, 700' ün üzerinde hafızı vardır.

Bir Şeyhülislamı var ki; bütün bilginler onunla ilmi tartışmaya girmekten acizdirler. Nakibüleşrafı fadıl değil fakat, gayet cömert bir kimsedir.

Halkının çoğu bilginlerdir. Hepsi renk renk sof giyerler. Türk şehri olduğundan halkı Oğuz taifesidir. Yani Türk kavmi demenin güzel bir ifadesidir. Yedi tane hanı vardır. Çarşı içindeki güzel bir han yanmıştır. Hamamları, 600 dükkanı vardır. Çarşıda kasaplar içinden akan dere kenarında hafta pazarı olur. Dere burada şehrin aşağı tarafından akarak bir nehir vasıtası ile Sakarya'ya dökülür. Şehir yüksek yerde olduğundan caddeleri kumsalca ve kaldırımsızdır. Halkı garipsever ve cömert kişilerdir. Kadınları gayet edepli ve akıllı olurlar.

Bağ ve bahçesi çoktur. Bostanlarından bir çeşit kavun olur ki lezzetinden adamın damağı yarılır. Misk ve hamamber gibi kokusu vardır. Şehir halkının çoğu bu kavundan zerde pişirir. İçine tarçın ve karanfil korlar. Muaviye'nin icat ettiği zerdeden tatlı bir zerde olur. Bir çeşit yeşil armudu olup, yuvarlak olduğu gibi dördü beşi de bir okka gelir. Gayet hoş ve suludur. İstanbul'a nice bin kutu armudu pamuklar içinde hediye gider. Bu armudun eşini acem diyarından başka yerde görmedim. Bir çeşit siyah arpası olur ki, gayet yağlıdır. Ata çok vermekten çekinilmelidir. Sahrasında pirinci olur ki, gayet pişkindir. Velhasıl etrafı geniş, eşyası ucuz ünlü bir şehirdir. Şeyh İvaz dede adında bir de türbesi vardır."

 

TARİHİ VE COĞRAFİ DURUMU

          Kasabanın daha önceleri Derbencik köyü mevkinde olduğu zamanla İnözü Vadisi ve etrafında yayı1dığı tahmin edilmektedir. Yapılan kazılar neticesinde toprak altından çıkan bina temelleri,kiremit parçalarından an1aşılmaktadır.

          Kasaba civarında savaş geçtiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır. Ancak,büyük geçit yollarının olduğu kesin o1up,şehrin giriş ve çıkışlarında bulunan muhafızlara ait gözetleme kulelerinden an1aşı1maktadır.

          Tamamen 0ğuz Türklerinin Orta Asya'dan gelip  yer1eştik1eri Beypazarı,Osmanlı idaresine geçtikten sonra bugünkü; Bursa il'i Hüldaverdigar Sancağına bağlı bir bucak merkezi olduğu, Vakıfların ( Hicri 1270- 1280 kayıtlarından anlaşılmakta olup,1868 tarihinden itibaren Ankara Sancağına bağ1ı bir ilçe haline getiri1miştir.

ilçemiz birkaç kez yangın geçirdiğinden daha fazla bilgi edinilememektedir.

COĞRAFİ DURUMU

Coğrafi olarak,Beypazarı ilçesi Ankara i1'inin 100 Km.Kuzey batısında  olup, Ayaş- Güdül-Çamlıdere-Kıbrıscık-Seben-Nallıhan-Mihalıçcık ve Polatlı ilçeleriyle komşudur.Yüzölçümü 1868 Km2, Rakım 675 m. dir.

1-KKuzey Bölgesi.

Engebeli yapıya sahip olan bu bölgede rakım 1500-2000  metreyi bulur. Doğuda Süveri çayı,Batıda Aladağ çayı arasında kalan ve köroğlu dağlarının güney kolları üzerinde yer alan orman içi ve orman kıyısı köylerimiz bu bölge içersinde kalmaktadır.

2-  Merkez Bölgesi.

Doğuda Güdül ve Ayaş ilçeleri hududu ile sakarya nehrine kadar uzanan kirmir vadisi, Batıda bölgesi hudutları içersinde kalan bu bölgenin ortalama rakımı 675 metre olup Arazi kullanımı tarım ve mer'a şeklindedir.

3.  Güney Bölgesi.

Kirmir çayı ve Sakarya Nehri arasında kalan geniş bir plato üzerine yayılmış olan bu bölge, arazisi düz  yer yer dalgalı,rakım 1000-1100 metreye çıkmaktadır.Arazi kullanımı tarım ve mer'a şeklindedir.

Genel olarak engebeli olan ilçe toprakları güney kısmı Polatlı'ya doğru ovalıktır.

Beypazarı ilçesi idari taksimat ol

 

Cumhuriyet Dönemi Beypazarı Kaymakamları
ADI SOYADI BAŞ.TARİHİ BİT. TARİHİ
Haluk NADİR 26.11.2005 Görevde
Nevzat TAŞDAN - 26.11.2005
Mustafa YAMAN 08.10.1996 -
Musa UÇAR 09.09.1991 16.09.1996
Hüseyin EREN 18.12.1987 -
Emin Ergin 17.06.1980 21.07.1983
H.Hüseyin ÖĞÜTCEN 28.06.1978 10.07.1980
Utku ACUN 26.08.1973 10.06.1978
Turan SAYAR 02.09.1969 11.07.1973
Ahmet SİVASLIGİL 13.08.1965 13.08.1967
F.Turgut SAYIN 17.08.1964 02.08.1965
M.Fikret NAZİLLİ 20.08.1963 24.02.1964
Gültekin GÜNGÖR 18.07.1960 13.08.1963
Mehmet SARAÇOĞLU 01.02.1960 11.06.1960
A.Rıza YARADANAKUL 25.02.1954 15.11.1959
M.Kemal YILMAZ 31.05.1952 13.01.1954
Turgut TOKER 14.12.1949 18.07.1952
Cahit BETİL 31.12.1946 -
Necat BAYRAM 18.08.1945 14.07.1946
Cemal YAŞAR 03.10.1943 17.07.1945
Sabit KOCABEYOĞLU 29.05.1942 18.08.1943
Bedii GÜRSU 09.06.1939 27.04.1942
Nail ÖKTEN 31.03.1936 19.04.1939
Niyazi TOKER 1934 -
Hurşit Bey 1920 -
Şükrü BEY 1915 -
Hayri Bey 1911 -
Galip Efendi 1907 -
Ahmet Reşit Paşa 1897 -

 

KÜLTÜREL DURUM

Genel Bilgiler

Tarihi boyunca çeşitli medeniyetlere beşiklik eden Beypazarı,  kültürel etkinlikler açısından hızlı bir gelişme ve yenileşme içerisine girmiştir.

İlçenin eski Osmanlı mimarisinin taklidi ile başlayan yapılaşma, modern mimariye dönüşerek çağdaş Türk mimarisinin biçim ve stili haline gelmiştir. Bununla birlikte Beypazarı'nın eski yerleşim yerinde bulunan eski konaklar ve evler otantik yapısını halen korumaktadır.

         İlçemizde, 1 müze, 1 Kütüphane, 2 matbaa bulunmaktadır.

         Yine, Ulusal ve Uluslararası turizme hitap eden çok sayıda resmi ve özel organizasyonlar kültürel faaliyetleri canlı tutmaktadır. İlçemizde, kültür ve sanat etkinliği gösteren 2 dernek ve vakıf, 1 sinema,  faaliyetlerini sürdürmektedir. 6 yerel gazete çıkmaktadır. 2 matbaa mevcuttur. Yazar ve şairleri çoktur. Bu yazar ve şairlerin yayınlanmış eserleri de çoktur.

         İlçemiz müzecilik alanında da adını duyurmuştur.

 

Beypazarı ilçesinin eğitim ve kültür tarihine bakıldığında eğitim kurumlarına oldukça önem verildiği görülmektedir.Cumhuriyet'ten önceki devirlerde; Beypazarı medreseleri Osmanlı'nın ve  bölgenin ilim ve kültür merkezi idi.

 

Büyük Türk Seyyahı Evliya Çelebi, Hicri 1058,Miladi 1638 Yılında Beypazarı'na ziyaretleri ile ilgili anılarında, medreselerinin ve öğrencilerin bir hayli fazla ve aktif olduğunu Hadis ilmi öğreten ( Dar-u Ha-dis ) Kur'an ilmi öğreten (Dar'rül Kur'ra) bulunduğunu, bu medreselerin o gün için  ilim yetkilisi erdemli kişilerin ders verdiklerini; Beypazarı'nda o yıllarda 700' ü aşkın Hafız'ı Kur'an bulunduğunu, halkın çoğunlukla bilgili olduğunu belirtmektedir.

 

20.Asrın başlarında mahalle mektepleri kurulmaya başlanmış, 1903 yılında; istiklal mahallesindeki mektep (Kenz-Ül irfan) irfan yuvası adı ile açılmış bunu taş mektep takip etmiştir. ilk kız mektebi ise inas iptidaisi adı ile açılmış sonraları ismi  Gürşeni Meşrutiyet, Malhatun Mercan kız, Merkez kız olarak değiştirilmiştir.Bu isim değişiklikleri 1910 yılından 1940 yılına kadar devam etmiştir. Bir ara ilkokul ile Rüştiye birleştirilerek 6 yıla çıkartılmıştır.

 

Daha sonraki yıllarda 1933'de Rüstempaşa, 1960 istiklal (Beypazarı İlköğretim Okulu),1966'de Başağaç, 1968'de Gazipaşa, 1970'de Çayırlıoğlu, 1983'de Sanayi, 1989-1990 yılında Kemal Milaslı, Atatürk, Cumhuriyet ilkokulları hizmete açılmıştır.

 

1958-1959 Yılında Akşam kız sanat okulu açılmış olup daha sonra kız meslek lisesi'ne (Meslek Lisesi) dönmüştür.

 

1984-1985 Yılında Endüstri Meslek Lisesi,1989-1990 yalında Ticaret  Kız ve  Sağlık Meslek Lisesi ile Çıraklık eğitim merkezi okulu açılmış, 1992-1993 öğrenim döneminde Anadolu Lisesi öğretime açılmıştır. 1998-1999 öğrenim yılında kendi binasında eğitimini sürdürmektedir. 1995-1996 öğrenim döneminde  ilçemizde Ankara Üniversitesine bağlı olarak  ve yine Ankara Gazi Üniversitesine bağlı olarak l998-l999 öğretim yılında yüksek okul açılmıştır.

 

Halen ilçemiz merkezinde 1 lise,1 imam hatip lisesi, 1 kız meslek lisesi (Meslek Lisesi), 1 endüstri meslek lisesi, 1 sağlık meslek lisesi, 1 Anadolu lisesi, merkez ve bucaklar ve köyler dahil 19 ilk öğretim okulu bulunmakta olup Halkın %99'u okuryazar dır.

Orta Anadolu Desing  15-08-2006 18:54:55

Tel:0.312.762 51 63 Fax:0.312.762 67 70

 

Kampanyalar

İletişim Şirket Haberleri Şirket Hakkında Şirket Faaliyetleri Site Haritası

Bu web sitesi ile ilgili soru veya görüşlerinizi ortaanadolu@ortaanadoluas.com adresine gönderin.

Telif hakkı © 2005 ORTA ANADOLU GAZETECİLİK REKLAMCILIK MATBAACILIK İNŞAAT MADENCİLİK TURİZM S.K. TAAHHÜT PAZARLAMA SANAYİ ve TİC. A.Ş.

mail adres             Web adres