|
İ
GERÇEKLERİN HAYALİNDE
Bir hayaldi düşünceye daldıran,
İnsanı kendinden alan,
Söylemek istersin ama,
Gerisi hep yalan.
Hayalin peşinden koşan,
Dün vardı, bugün yok.
Çalışıp didinen insan,
Geleceğe umutla bakar.
Düşünceye dalarken,
Etrafını fark etmeyen.
Yaşamında bir umut olan,
Geçmişi asla fark etmez.
Seda TAŞKIRAN
N. KEMAL İ.Ö.O 7/A
07 Mayıs 2005
Cumartesi Yıl:3 Sayı:134
İSTEK
Yağmur olmak isterdim
Özgürce damlamak, ağlamak için.
Gök gürültüsü olmak isterdim,
Saatlerce bağırmak için.
Güneş olmak isterdim,
İnsanların kalplerine sıcacık girmek için.
Gece olmak isterdim,
Düşünülen hayallerini hissetmek için.
Sevgi olmak isterdim,
Sevmeyi yakından anlamak için.
Şair olmak isterdim,
Şiirlerimi içten okumanız için...
Özge ALADAĞ (2002)
8 Nisan 2005 Yıl 3 Sayı 131
YEŞİL GÖZLÜM’E
Elbet birgün öleceğim
O kara toprağa gömüleceğim
Seni hep bekleyeceğim
YEŞİL GÖZLER’ini unutmayacağım
Beyaz kefeni giydirecekler
Beni senden alacaklar
Kara kara tahta dizecekler
YEŞİL GÖZLER’ini benden uzaklaştıracaklar.
Bir kürek toprak atacaklar
Arkamdan ağlayacaklar
Belki bir demet gül koyacaklar
YEŞİL GÖZLER’indeki yaşı silecekler.
Mezarımda beyaz güvercin uçuşur
Bana senden haber getirir
Çürümüş bedenim hep seni arar
YEŞİL GÖZLER’inle bak yeter...
Erhan ÇİFTÇİ (S.M.L)
GÖR BAKALIM
Belki benim kadar ağlamadın
Belkide benim kadar sevmedin
Geceler boyu yanmadın
Sen de sev de, sevmek neymiş gör bakalım.
Belki bu mektubum
Sana olan son itirafımdı
Belkide sonsuzluğa açılan son kapı.
Çıkmak neymiş sen de düşte gör bakalım.
Belki beni yürekten sevmedin
Belkide benden çok seveni sevdin
Ama benden başka kimse yürekten sevemez
Sevilmemek neymiş, sende sevilme de gör bakalım
Belki senin istediğin kişi değilim
Belkide istediğin gibi olamadım
Ama seni yürekten sevdim
Sende birini yürekten sev de, gör bakalım.
Belki ölümüm çok yakın
Belki de ölmem lâzım
Sen hiç birisi için öldün mü?
Sende öl de, gör bakalım..
Erhan ÇİFTÇİ (S.M.L)
3 Şubat 2005 Perşembe Yıl:3 Sayı:125
BENİM BABACIĞIM
Ev yaptırdın, yuva kurdun
Gece, gündüz hep çalıştın
Bizlere, gelecek verdin
Benim, canım Babacığım.
Vardır, senin tatlı dilin
Bizler, senin can, ciğerin
Büyüttün, adam ettin
Benim, canım Babacığım
Bizler için, dua ettin
Kötüleri, naletledin
Hayatını, feda ettin
Benim, canım Babacığım
Zorluklara, ğöğüs gerdin
Bize, neler neler derdin
Yaratana, şükür ettin
Benim, canım Babacığım
Işığımız, neşemizsin
Evimizin, önderisin
Bizlerin, tek ümidisin
Benim, canım Babacığım
Cahit BATUR-Erzurum
03 Ekim 2003 Sayı: 77
ÇAL BÜTÜN KAPILARI
Çal bütün kapılari,
Kapılar çalınca açilir,
Ne ekersen ek tarlaya,
Ektiğinden biçilir.
Hiç bir şey yapma
Gayret gösterme,
Yağmur yağsa bile gökten,
Avuç açarak içilir...
Her dilek güzeldir\,dileyen için.
Her bıçak keskindir, bileyen için.
Kurban olda gör gerçeği...
Vesiledir herşey anlayan için...
Küçük hesaplarla büyümez insan,
Büyük düşün gönüller fethedici ol.
Yıkılan gönülde onulmaz asla bu can,
Kalp kırma tamir edici ol.
İçinde büyütme nefreti kini,
Unutma hep ektiğinden biçersin ekini,
Gün olur kendi silahınla vururlar seni,
Ayaklara köstek değil, başların tacı ol.
El ver insanlar yapışsın eline,
Söz ver, insanlar kıymet versin diline,
Gül ver, insanlar hep koşsunlar yoluna,
Her derde deva, her derdin ilacı ol.
Yıkma, sana tutunan hayalleri,
Yakma, sana sığınan canları,
Kıymetini bil, kaçırma bu anları,
Birleştir insanları, yaşam gücü ol.
Ateşte yanmayı köz bilir,
İçin için ağlamayı, öz bilir,
Taş yerinde ağır olur
Bunu en iyi ölçülü söz bilir.
BURHAN ATAR/İst.
03 Ekim 2003 Sayı: 77
SEVERİM BEN ALLAH’I
Severim ben Allah’ı
Allah’ın Resulünü
Severim ben farzları
Resulün sünnetini
Severim ben Allah’ı
Resulün ümmetini
Severim ben Allah’ı
İsterim cennetini
Aşık oldum ben Allah’a isterim cemalini
Severim mü’minleri mü’minin kemalini
Rabbimin cemalini görmek isterim çok
Kemale ermeyi arzular Mustafa Tok
Mustafa TOK/Erzurum
21 Kasım 2003 Sayı: 83
ULU CAMİM SENİN
Harçsız konur taşın,
Asırlıktır yaşın
Görkemlidir yapın,
Nur yüzlü cemaatın,
Ulu Camim senin
Tavanın kubbeli
Mimar Sinan eli
Ezelden ebedi
Yapın en güzeli
Ulu Camim senin
Gövden uzun meğer
Başın göğe değer
Yerde nişaneler
çifte minareler
Ulu Camim senin
Minare alemin
Kur’an da bilimin
İlk ezanı okumuş
Bilal’i Habeşin
Ulu Camim senin
Baş eğilmiş zalimin
Olmamış zulmün
Yer üstünde tekdir
Yapı tarzı tümün
Ulu Camim senin
Minare şerefesi
İmamın nefesi
Günde beş defadır
Vakit ezan sesi
Ulu Camim senin
Öğüt verir mimber
Yön mihtaba döner
Öksüze, yoksula
olmuşum hep siper
Ulu camim senin
sıra sıra safın
Önde çok sevabın
Niyet kıyam kıraatin
Selam selavatin
Ulu Camim senin
Cuma cemaat taşar
Yoksa aklım şaşar
İyi melek kanat açar
Kötü melek buaradan akaçar
Ulu camim senin
Huzur veren havan
Cenab-ı Allah yuvan
Af eder duan
Huzur doldu buran
Ulu camim senin
Suyla abdest alan
Kalpten namaz kılan
Secdeye kapanan
Dinine inanan
Ulu camim senin
Tesbihler çekilir
Kalp başlar duaya
İki el açılır
Yakarış mevlaya
Ulu camim senin
Ömer DOĞAN/Beypazarı
11 Haziran 2004 Sayı: 102
|
YOK İŞTE
Bak yine ağlıyorum,
Her bakışın da saplanıyor yüreğime
Sanki bir kurşun.
Ben yine yalnızım, yine tek.
Bak düştüm çamurlar içine,
Elimden tutan yok.
Hayat dikenli bir yol,
Ayağımda ayakkabım yok,
Kanlar akıyor, bir merhem süren yok,
Ben yine yalnızım, yine tek.
Yollarda kaybolmuşum,
Arayıp bulacak yok.
Ölmüşüm, mezara gömecek yok...
Yoklar içinde yok olmuşum,
Bir kuyuya su olup dolmuşum,
Bir bardak içenim yok.
Dert çile bana aşık olmuş,
Mutluluk yok...
M. Fatih ACAR
27 Mayıs 2005 Cuma
Yıl:3 Sayı:136
BİR DE BEN
Sanki buğulu bir camın
ardındayım
Bir kendim, bir de ben.
Dayanılmaz bir sessizlik
Bağırmak boşuna.
Sanki kilitli bir kapının ardındayım
Bir kendim, bir de ben.
Dayanılmaz bir çırpınış
Çırpınmak boşuna.
Sanki yıkılmaz duvarlar ardındayım
Bir kendim, bir de ben.
Dayanılmaz bir sıkıntı
Ağlamak boşuna.
Sanki tükenmiş, çaresiz çocuk ardındayım
Bir kendim, bir de ben.
Dayanılmaz bir bekleyiş
Teselli etmek boşuna.
Sanki sonu gelmeyen bir şiirdeyim
Bir kendim, bir de ben.
Dayanılmaz bir şiir
Duygularını anlatmak boşuna.
Özge ALADAĞ
15 Nisan 2005 Cuma Yıl:3 Sayı:132
BAYRAĞIMIZ
Bayrağım ne güzelsin
Seni büyük, küçük sayıyoruz
Sen ulusumuzun simgesisin
Bayrağım sen gökte dalgalan.
Dalgalandıkça güzel oluyorsun.
Ayla yıldızın da vardır,
Çünkü sen çok güzelsin.
Sana baktıkça içim ağlıyor,
Çünkü sen çok güzelsin.
Enes ALADAĞ
Namık Kemal İlköğretim Okulu 3/A
07 Ocak 2005 Cuma Yıl:3 Sayı:121
GECELER
Ayrilik içimmde kara bir gece,
Mutluluk dilimde silinmez hece,
Can evime hayali dikilince,
Kapıyı aç içeri al geceler
Zifiri yar, ışığa var geceler.
Yalnızlık kervanı sessızce yürür
Kalbimi bir anda hasreti bürür
Çölde serap hayali, izim sürür.
Ellere ayaz, bana har geceler
Dağlara hasret beyaz kar geceler
Bir damla göz yaşı döktüğüm benim
Gül olmaz bahçede diktiğim benim
Kimseler görmez ki çektiğim benim
Derdime yanan tek sırdaş geceler
Bağrına basan has kardaş geceler
Sesim çıkmaz bilirsiniz dilsizim
Yar yoksa, Han Sarayında evsizim
Mecnun gibi çöllerde bir yersizim
Aşka varan merdiven, yol geceler
Kuytu kucak, saran bir kol geceler
Geceler gelince zevke dalalim
Yarin hayaliyle pür-nur olalım
Sabaha ermeden aşkla yanalım
Derde derman ilaç gibi geceler
Hak’ka varan miraç gibi geceler...
FÜSUN SAYAN-Ankara
03 Ekim 2003 Sayı: 77
Ben; yazmış olduğum bu şiirimi bunca yıl omuzlarında yükümü taşıyan
fedakar Babam; Selahattin BATUR’a Saygıdeğer; Şairim, üstadım, Sn.
Hüseyin Yurdabak’a ve bütün Babalara armağan ediyorum.
VATAN İÇİN
Ufkuna güneş doğmazsa vatanım
Zindanı karanlığı yarar gelirim
Bağlasalar zincir ile tok ile
Vatan için onları kırar gelirim
Vatan için eyledim bu canı feda
Naaşımı,tabudumu bayrağa sarar gelirim
Önüme çıkarsalar tonlarla düşman
Kılıç kalkan ile kırar gelirim
Beni atsalarda bilinmez yöne
Göklerde ay yıldızı sorar gelirim
Vücudumu etselerde lime lime
Kırmızı bayrağa sarar gelirim
İsterse bey olsun isterse paşa
Koysalarda beni kızgın ataşa
Ben vaad eyledim dağ ile taşa
Dağı taşı bile yıkar gelirim
Malatyalı hiç durmadan geliyor
Seydi Battal Efsanesinden haber veriyor
Vatana millete hıyanet eden kim olursa olsun
Çeker kurşun ile vurur gelirim
Cesedin çarmaha gerer gelirim
Atıma binipte uğrarsam size
Birgün karşılaşır gelirsek gözgöze
Bunu yalvartıp getiririm demeha dize
Gönüller bir olmazsa dize gelinmez
Atımı çayıra çekip bağlasam
Yıllarca oturup için için ağlasam
Gönlümü tek yönlü sana bağlasam
Karşılık olmazsa faydası olmaz
İki gönül bir olmazsa bulunmaz
Gerçek aşkın sırrrına da varılmaz
Gönülsüz bahçenin gülü derilmez
Gönüller bir olmazsa faydası olmaz
Malatyalı gül dererken diken batmış eline
Gözlerinden akan yaşlar dönmüş bahar seline
Eylemiş ismini tesbih diline
Zikir fikir çift taraflı olmazsa
****
Sohbet edip oturmadan bilinmez
Her merhaba diyenin yüzüne gülünmez
Bahta çalınan kara leke asla silinmez
Seleke çalınmadan düşünsen olmaz mı?
Dış görünüşe aldanıp kendini yakma
Kurmuşun yuvayı bir daha yıkma
Kurtların sofrasına sakın ha çıkma
Safraya çıkmadan düşünsen olmaz mı?
Bu fakir bu zengin deyipte geçme
Bu güzel bu çirkin deyip insanı seçme
İnsanlığı sakın hiç değer biçme
Bunları önceden düşünsen olmaz mı?
Güzel olur zengin olur neye yarar
Çıkar dışarıda mutluluk arar
Sonra iki gözün olursa pınar
Göz yaşın sel olmadan düşünsen olmaz mı?
Çirkin olur fakir olur ama değer bilir
Seni görünce karşında elpençe durur
Hayatın boyunca mutluluk verir
Mutlu bir hayat sürmesen olmaz mı?
Malatyalı bunları da yazıyor
Acı sözler ile sizleri de üzüyor
Hayat kördüğüm olsa bile çözüyor
Hayatı kördüğüm etmesen olmaz mı?
Mustafa ÖZDEMİR
2. icra Müd. Yrd.
07 Kasım 2003 Sayı: 81
Sabır acıdır meyvesi tatlı
Kimisi yayadır kimisi atlı
Kimisi üzgündür kimisi mutlu
Mutluluk saadetle olur güzelim
Sabır eden murada erer
Sabır eden insan murada erer
Mutlu olan insan dikeni derer
Yürüdükçe yolda menzile erer
Gerçeği gören mutlu olur güzeliim
Kullanacağın silahı ölene kadar ara
Sonradan kalbine açmasın yara
Hekim doktor bulmaz bunlara çare
Çare mutlulukla olur güzelim
Malatyalı mutluluğu arıyor
Sabır ile her geçene soruyor
Ancak onu ahirette buluyor
Ahirette mutluluk iyi olur güzelim
Mustafa ÖZDEMİR
2. icra Müd. Yrd.
07 Kasım 2003 Sayı: 81
BİR DOST
Bir dost gibi sokuldun bana
Sahte sözlerle iltifatlarla bana
Meğerse sen beni aldatıyormuşsun
Bana gülümseyen mahzun yüzüne tüküreyim
Filiz YAZICI/Ardahan
ÖZGÜR OLMAK
Bir kuş kadar özgür olmak
Gökyüzünde uçmak isterdim
Günün birinde pencerene konup
Tıpkı bir insan gibi dile gelip
Seni seviyorum demek isterdim
Filiz YAZICI/Ardahan
6
Ağustos 2004 Sayı:107
SEVDİĞİME
Nedir benim senden çektiğim
ya sev yada öldür beni sevdiğim
Öyle yada böyle ver kararını
ya sev yada öldür beni sevdiğim
Tükendim kalmadim yıllar geçtikçe
Seni yad ellerle gezer gördükçe
Ezer oldun beni boynun büktükçe
ya sev yada öldür beni sevdiğim
FİLİZ YAZICI/Ardahan
20 Ağustos 2004 Sayı: 109
|
23 NİSAN
23 Nisan gelince,
Çocuklar sevinince,
İşte o zaman,
Ne mutlu türküm diyene.
Çocuklar sevinince,
Anneler, babalar sevinince,
O zaman mutlu olurlar,
Karası, beyazı, sarısı.
İşte o zaman,
Atatürk gülümser,
Çocuklar o an,
Gülücükler atarak gülümser.
Çocuklar dünyanın geleceği,
İnciltmeyin sakın bir yerini,
Çocuklar evinizin neşesi,
Mutlu olsun türk milleti.
Ebru YAVAŞ
N. KEMAL İ.Ö.O 6/A
07 Mayıs 2005 Cumartesi Yıl:3 Sayı:134
Sahaben olamadım ya
Rasullulah, ümmetin olayım!
Bir bulut olsaydım,
Beyaz, pofuduk.
Gökyüzünde uçsaydım
Zamanları aşarak,
Ulaşsaydım sana.
Mekke çöllerinde,
Seni güneşten koruyan,
O bahtiyar bulut,
BEN OLSAYDIM
Ya Rasullulah...
Ya da,
Çakıl taşları olsaydım,
Minik, kara,
Çarpuk, çurpuk
HANİ AVCUNA ALDIĞIN ZAMAN
“Allah, Allah” diye zikreden.
Beni alsaydın avuçlarına
Öpseydim,
Ya Rasullullah
O mübarek ellerinden...
Küçük Enes’in olsaydım,
Sana canla başla
Hizmet etseydim,
Bir dediğini iki etmeden
Sırlarını paylaşsaydım seninle
Hiç ihanet etmeden...
Çok sevdiğin
Küçük Ali’n olsaydım,
Peygamberine iman eden,
O ilk çocuk.
İlmi sen öğrettin bana
Hiç ayrılmadım senden
Ya Rasulullah
Gülay ÇOBAN
04 Mart 2005 Sayı: 129
BAHARLAR KÖYÜ ÖĞRETMENİ
Uzanmıştı karlı yollar
Uçurumların üstüne
Bir öğretmen gidiyordu
Baharlar köyüne
Yaşlı eşek yıkıldı
Yokuşun dibine.
Öğretmen sarıldı yelesine
Yalvardı tatlı sözlerle:
-Kalk kuzum inatlaşma yine
Şu araç gereçlerle
Koyma beni
Gecenin körüne.
Bak dağlara karanlık çökmek üzere
Deh deh kuzum yürüsene
Eşek batmıştı
Ecel terlerine
Uzandı karların üstüne.
Öğretmen bakındı çevresine
Ayaz ellerini kesercesine
Bavulları aldı eline
Bir aşılsa diyordu şu tepe
Geçiyordu ırmak, dere
Yol verin dercesine.
Dedi Asiye’ler Mehmet’ler
Bırakılamaz kaderine
Bu haritalar çok gerekli
Coğrafya dersine
Güçsüzlük yakışmaz
Köy öğretmenine.
Baktı çoban ateşlerine
Ak külahlı dağlar
Mağrurdu yine
Kalbindeki çekiçler
Vuruyordu örslerine
Herkes uykuya dalmışken
Vardı Baharlar köyüne.
AYSEL BİÇER/Nallıhan
30 Ekim 2003 Sayı: 80
OYALAMA YAĞMUR BENİ
Ustam çok söylendi bana kızarak
Ve ‘’Çek git’’ dedi kapıyı çarparak
Han, otel aramalı bir barınak
Oyalama yağmur beni oyalama
Bak hava sertleşiyor soğuyarak
Yağlı ellerim sızlaşır donarak
Yalvarıyor sana bir garip çırak
Oyalama yağmur beni oyalama
Esiyor rüzgarlar çılgınlaşarak
Bizim tamiranenin haline bak
Giysilerim hep yağlıkara ıslak
Oyalama yağmur beni oyalama
Ateş dolar gözüme zor iş kaynak
Zaman geçiyor içimi burkarak
Gideceğim yollar köyüm çok ırak
Oyalama yağmur beni oyalama
Aysel BİÇER/Nallıhan
10 Temmuz 2003 Sayı: 70
SOBRAN
Yeşil dağlarının üçgen olup
Kesiştiği yerde
Ne güzel doğardı güneş,
Rüzgarlarının esiştiği yerde
Ne güzel yeşerirdi ekinler
Yıllar geçtikçe hasretin
Daha da derine iner.
Kışın bahara eriştiği yerde
Çilenin mutluluğa dönüştüğü yerde
Seninleyim şirin SOBRAN.
On yıl ki uzun bir yol
Yiten bir ömürde
Bir yer almışsın ki gönlümde,
İnsanların, her şeyinle
Ne güzeldi Gözpınar
O gür ağaçlı Dede.
Işıkların biriktirdiği yerde
Güzellerinin gülüştüğü yerde
Seninleyim şirin SOBRAN.
Belki gülümsüyor ufukların yine
İnmiştir koyu gölgeler Kızıl Tepeleri’ne
Belki de kuzular yine
Meleşiyor İbrik derelerinde.
Çimenin, çiçeğin seviştiği yerde
Özlemin sevgiye dönüştüğü yerde
Seninleyim şirin SOBRAN.
AYSEL BİÇER
24 Ekim 2003 Sayı.79
KAR TANELERİ
Katın beni gecenize
Kar taneleri
Gelirim kış yeliyle
Ayazda damlar olur da
Donarım sizinle...
Çağırın beni göklerinize
Kar taneleri
Dağlara yollara
Beyaz ışıklar olur da
Tozarım sizinle...
Muhtacım ben size
Kar taneleri
Eriyince güneşle
Billur kaynak olur da
Coşarım sizinle...
Bir tutunsam elinize
Kar taneleri
Dalga dalga
Irmak, deniz olur da
Taşarım sizinle...
Aysel BİÇER/Nallıhan
18 Ağustos 2003 Sayı: 71
İŞ İŞTİR İŞTE
Başlar koşturmaca sabahla birlikte
Bakarım her dakika başı saate
Koşarım, uzamış kuyruklar otobüste
Yollar örüyor bizi paslı bir şişle.
Akar bir insan seli gözüm trafikte
Acım artar kalbime inen her çekiçte
Yığılır masamda dosyalar üstüste
Yollar örüyor bizi paslı bir şişle
Günboyu uğraş didin iş iştir işte
Sanmayın ellerim bilmece çözmekte
Baharlar yiter vazodaki çiçekte
Yollar örüyor bizi paslı bir şişle
Aysel BİÇER
21 Kasım 2003 Sayı: 83
KALBİM BOŞ GÖNLÜM SARHOŞ
Sular sarhoşluk vermez kaynağı temiz ise
Kalpte hastalık varsa değmez,giymek elbise
Kalbimi doldurmadı kız denilen nesne
Kalbim boş gönlüm sarhoş yürüyorum
Yürürken üşürüm
Üşürken düşünürüm
Kız denilen çiceği
Sevmeye üşenirim
Bir gün bir kız severse
Bu garip ÇİLEKEŞ’i
Dalarım düşünceye
Düşünürüm
Gücenirim
Gücenirim küserim.
Emrah KARACAOĞLU
20 Ağustos 2004 Sayı: 109
TAZE SOLUKLAR
Ağlayan yüreğime
İlaç oldyn da;
Susmadı yüreğim
Ey ben!
Senden,
Ne istediğimi bilemiyeceğim
Tazele ciğerimi de,
Seni soluklayayım
Sokak Şairi
Atilla Yusuf ÖZCAN
26 Mart 2004 Sayı: 97
|