| Reklam Alanı: |
 |
|
| 8 Şubat 2012 Çarşamba |
| Halay Kazası... |
|
03.03.2004 15:01:49 |
Dügünlerinde bol bol halay cekilen bir memlekette büyüdüm. Tabii o kadar halay cekilirse kazalarin olmasi da gayet normal. 1) Bir dügünde halay cekenlerden biri, 1.90 boyundaki erkek kardesimi davet ederek hayatinin hatasini yapti. Cünkü kardesim bacagini öyle bir kaldirdi ki, onu halaya cagiran adamin tombul karisinin göbegine tekmeyi vurdu. Kadincagiz saatlerce kivranmisti. 2) Türkiye'de yapilan, davetliler arasinda Almanlarin da bulundugu bir dügünde, misafirperverligimizi göstermek adina (!) Alman konuklar israrla halaya cagrilmisti. Mini etekli bir Alman bayan, bitmek bilmeyen halay sirasinda pedini düsürmüstü! Daha da magmalik olansa, bir cocugun daha sonra, "Abla bu senden düstü" diyerek Türkce bilmeyen kadina israrla pedi vermeye calismasiydi. 3) Bir dügünde de topuklu ayakkabi giyen bir bayan, topugunun kirilmasi sonucunda yere kapaklandi. Yaninda da omuz omuza halay cektigi 2 kisiyi asagi götürerek! Sanirim bu da zincirleme halay kazasi oluyor. .. |
|
Yazan:alisan | Ankara | Bayan
|
Aldığı Hit: 230 |
Arkadaşına Yolla
|
***
| Cehalet... |
|
03.03.2004 15:01:19 |
Bu cuma Adana’daki büyük bir otelde yemekli-müzikli bir toplantıya katıldım. Sahnedeki kişi için arkadaşlarıma dönüp sırıtarak, “Gayet güzel gitar çalıp söylüyor. Adama söyleyelim de Popstar'a katılsın” dedim. Bora Öztoprak olduğunu söylediklerinde tabii kıpkırmızı oldum. Adamı yaz boyunca radyodan dinlemiştim ama hiç görmemiştim ki. Bu bir dejavuydu aslında. Çünkü “O Şimdi Asker” filmini izledikten sonra da, sürekli firar eden ve çok güzel saz çalıp türkü söyleyen oyuncu için, “Bu herif filmden sonra çok ünlü olacak, dikkat edin” dediğimde arkadaşlarımın cevabı, “O zaten Yavuz Bingöl” olmuştu. Cehaletin gözü kör olsun. .. |
|
Yazan:alisan | Ankara | Bayan
|
Aldığı Hit: 216 |
Arkadaşına Yolla
|
***
| Hristiyan Geleneği... |
|
03.03.2004 14:59:51 |
Bir hafta önce dostlarımdan biri babasını kaybetti. Cenaze Hıristiyan geleneklerine uygun şekilde kilisede gerçekleşti. Törene, bir kız arkadaşımla katıldım. Her şey gayet kasvetli ilerliyordu. Gözler kıpkırmızı, ağlaya ağlaya kilisede ön sıralara doğru ilerliyorduk ki arkadaş birden tabutun içinde makyajlı yatan mevtayı gördü. Şoke olmuş bir halde, kolumdan çekiştirerek aynen şöyle dedi: "Laaan laaan! Adam burda laan!" Gülme krizim devam ederken anladım ki magmaya kiliselerden de giriş varmış... |
|
Yazan:alisan | Ankara | Bayan
|
Aldığı Hit: 260 |
Arkadaşına Yolla
|
***
| İngiliz Askeri... |
|
03.03.2004 14:59:21 |
Serpentine'in anlattığı olayın bir benzeri de Çanakkale'de yaşanıyor. Seddülbahir burnunda Mehmet Çavuş anıtı var. Önünde de küçük bir koy. Buraya 1500 İngiliz askeri çıkartma yapmış. Mehmet Çavuş'un komutasındaki bir manga Türk askeri onlara karşı koymuş. Sonuçta bütün manga şehit olmuş ama 1500 İngiliz'i de beraberlerinde götürmüşler. Anıtı ziyaret ettiğimde koyun rengi dikkatimi çekti. Bütün deniz masmavi ama o bölümde deniz, kahverengiye kaçan bir bordo. Bu durumu denizin çalkantılı, koyun ise epey sığ olmasına bağlamıştım. Fakat bir arkadaşım, her hava şartında orasının öyle olduğunu, üstelik denizde renk değişikliği yaratabilecek kaya ya da yosun gibi şeyler de bulunmadığını söyledi. Zaten dibi kumluk olduğundan İngilizler çıkartma için orayı tercih etmiş. 10 kişiye 1500 kişi ve 89 yıldır bordo renkli olan bir deniz. Ürpermemek elde değil... |
|
Yazan:alisan | Ankara | Bayan
|
Aldığı Hit: 234 |
Arkadaşına Yolla
|
***
| Uçur Anneni... |
|
03.03.2004 14:57:15 |
Oğlumu (arabamı!) anımsadım. Onu o kadar seviyordum ki çocuğumdan farksızdı benim için. Her sabah direksiyonunu okşar, yolda giderken, gaza basarken, "Hadi oğlum, uçur anneni" derdim. Sollama yaparken, "Aman ha, sakın annene yamuk yapma" diyerek kaza yapmamı bile önlerdim. Bir gün ufak bir çarpma oldu. Ön tamponun altından bir sıvı aktığını gördüm. "Oğlumun burnunu kanattım" diye neredeyse ağlıyordum. Servise götürdüm. İşleri uzayınca arabamı ertesi gün ziyarete gittim. Resmen çocuğumu başka birine emanet etmiş gibisinden bir huzursuzluk duyuyordum. Onu satmak zorunda kaldığımda yaşadıklarımı tahmin edersiniz. Başka bir bayana sattım. İyi bakması için bir ellerini öpmediğim kaldı. Tekerleklerini, direksiyonunu, koltuklarını tek tek okşayarak vedalaşmıştım. Günlerce ağladım. Uzun bir süre kendime gelemedim. İnanın hiçbirini abartmıyorum. Allah kimseyi çok sevdiği arabasından (oğlundan, kızından) ayırmasın... |
|
Yazan:alisan | Ankara | Bayan
|
Aldığı Hit: 243 |
Arkadaşına Yolla
|
***
| |