İsmail ALADAĞ

Gazetemizin haber scriptine  www.yeniyildizgazetesi.com adresinden ulaşabilirsiniz

Ana Sayfa
Reklamcılık
Matbaacılık
Gazetecilik
Kitap&Kırtasiye
Web&Hosting Hizmeti
Bilgisayar
Hediyelik Eşya
Mail Form
Sitemizi Tavsiye et
Anket
Ziyaretçi Defteri
Forum
Chat
Messenger
Link Bankası
E-Kart
Size Özel
İlanlarınız
Resim Galerisi
Beypazarı Tanıtım
Açılış Sayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
 
 
 
 
 
 
 

HAKLI OLANIN VE

HAKLININ YANINDA,

HAKKIN SESİ

HAKLININ SESİ


Gazetemiz Yeni Yıldız

ayrı bir sitede

Gazetemiz Yeni Yıldız bu web sitemiz içinde değil artık ayrı bir sitede yayınına başladı. Gazetemizin yeni adresi linkler sayfamızda.

 

Yeni Yıldız Gazetesi

Bağlantı Sayfaları

Tarihçesi
Yayın Bölgesi
Temsilciler
Künye
Gazete Kadrosu
Abone Formu
Yazarlar
Şairler
Araştırma Yazıları
Şifalı Bitkiler
Eğitim
Sağlık
Çocuk Köşesi
Kadın Köşesi
Arşiv
Reklamlar
İlanlar
Küçük Birikimleri Yatırıma Dönüştüren Kuruluş

 

 

 

 

 

ÖĞRETMENLERİN GÜNÜ MÜ?

Merhaba sevgili okuyucular; bu gazetede ilk yazı deneyimim. Bana ne büyük lütuftur ki, mübarek saydığımız ve ilim ışığı olarak gördüğümüz öğretmenlerimizin gününe denk geldi. Bundan son derece bahtiyar olduğum söylenemez, tam aksine beni hep üzmüştür bu önemi büyük diye gösterilen gün.
Çünkü yılda bir gün, yani topu topu yirmi dört saate sığdırılan bu gün ne büyük bir gündür ki, hedefi bu ülkeye, ailesine, milletine faydalı fertler yetiştirmek olan (matematikçisinden tutun, tarihçisine, meslek dersi öğretmenlerine kadar) bu büyük insanlar ne acıdır ki, birçok zahmete ve sıkıntıya katlanarak bin bir güçlüğe göğüs gererek doğu-batı, köy-kasaba, din-dil-ırk ayrımı yapmadan güzelim vatanımızın her köşesinde hizmet aşkıyla yanarken paylarına düşen yılda sadece bir gün. O da sadece kuru bir kutlama programıyla hatırlanmak mı olmalıydı??!!!!... ASLA...
Belki sorsak ne istersiniz diye hiç tereddütsüz öğrencilerim, evlatlarım, Alilerim, Fatmalarım diye cevap verecek olan bu cefakar insanlara verebileceğimiz hediye sadece kuru kuru bir anma programı mıydı? Evet soruyorum hakettikleri bu muydu?!.. Bence kocaman sitemkar bir HAYIR. Peki neler yapılabilir bu ilim ışıklarına... Öncelikle görev tabii ki, devlete düşüyor. Yanlış anlamayın tüm sorumluluk devletindir demiyorum ama ilk icraat da devletten gelmelidir. Ne yapabilir ki; devlet zaten yedi başlı devle uğraşıyor dediğinizi duyar gibiyim sanki...Ama herşey maddiyat değil! Tamam kabul ediyorum maddiyatta önemlidir, onsuz da bir iş olmaz. Ama sevgili okurlar geçen bir TV programında öğretmenlerle ilgili bir ankete şahit oldum. Ankette öğretmenler için önemi ilk sırada yer alan mevzu özgürlükler idi. Yani açmak gerekir ki, ifade kılık kıyafet gibi başımıza bela olan konular benim öğretmenlerimin ilk sorunu. Neden benim öğretmenimin ilk sorunu bu? Çünkü benim öğretmenim ilk önce öğrencisini tanımak ister. Çünkü onun kafasına sokulmuş köhne, kokmuş fikirleri tesbit edecek. Ama düşünce yasağı buna en büyük engel. Peki söyler misiniz bana? Şikayetini, acısını, elemini belirtmeyen bir hastaya doktor neylesin? Nasıl tesbit etsin hastalığını ve nasıl bir tedavi uygulasın? Ve aynı zamanda nasıl bir mantıktır ki, sırf başörtüsünden dolayı evlatları elinden alınan öğretmenler, evlatı elinden alınan bir anne, feryat etmesinde ne yapsın. Bakın onlar parayı yani maddiyatı hep ikinci planda tutuyorlar. Şu öğretmenler gününde onların bu istekleri bence bu kadar çok görülmemeli.
Ve gelelim bizlere...Peki bizler nasıl yardımcı olabiliriz bu ilim erlerine, onlar için neler yapabiliriz, yani bir diğer deyimle onlara karşı sorumluluklarımız neler. İsterseniz bunu hem veli, hem öğrenci bazında iki ayrı şekilde inceleyelim. Peki veliler nasıl yardımcı oldunuz evlatlarınızı teslim ettiğiniz o ilim fedailerine. Sadece çocuğu okula yazdırmak mıdır velinin görevi... ASLA. Peki ya nelerdi? Sen veli hiç yardımcı oldun mu hocana, oturup birlikte tartıştınız mı çocuğunun sorunları nelerdir, nasıl ders çalışmalıdır, nelere eğilimlidir çocuğun ve neler yaparsa bu ülkeye size ve kendine menfaat sağlayabilir? Hiç bunları oturup da konuştun mu hocanla, ya sen öğrenci kardeşim ya senin görevlerin: Sadece ödevlerini yapıp bir şekilde yazılıdan yırtıp okulu bitirmek mi senin görevin? Bence HAYIR. Senin görevin sana belki bir hayat sunacak olan senin tüm tahsil hayatında acısıyla tatlısıyla yanında olan öğretmenini sayıp-sevip ona saygı göstermektir. Bu sadece sınıfta veya okulda değil tüm yaşantın boyunca onları hep el üstünde tutmaktır, bak ne güzel söylemiş Hz. Ali (R.A): ‘’Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.’’ diye. Peki o büyük zat kırk yıl kölesi olmaya razı iken sen bir ömrü onlara çok mu görüyorsun?
Artık n’olur çok görme onlara o hürmeti, artık onlara çok görmeyelim ilgiyi alakayı ve artık onlara çok görmesinler başımızdaki yöneticiler istediklerini. Ki onlar bizleri sizleri yetiştiren, mutlu yarınlarımızı bu ülkenin geleceğini geleceğe yani yarınlara hazırlıyorlar. Bu düşüncelerle yazıma son verirken tüm öğretmenlerimin yılda bir kutlanan “Öğretmenler Günü”nü kutlar tek tek ellerinden öperim.

Yayınlanma Tarihi: 3 Aralık 2004 Cuma Yıl: 3  Sayı: 117  Yeni Yıldız Gazetesi

   

Orta Anadolu Desing  24-05-2006 01:00:00

Tel:0.312.762 51 63 Fax:0.312.762 67 70

 

Kampanyalar

İletişim Şirket Haberleri Şirket Hakkında Şirket Faaliyetleri Site Haritası

Bu web sitesi ile ilgili soru veya görüşlerinizi ortaanadolu@ortaanadoluas.com adresine gönderin.

Telif hakkı © 2005 ORTA ANADOLU GAZETECİLİK REKLAMCILIK MATBAACILIK İNŞAAT MADENCİLİK TURİZM S.K. TAAHHÜT PAZARLAMA SANAYİ ve TİC. A.Ş.

mail adres             Web adres