 |
|
| |

HAKLI OLANIN VE
HAKLININ YANINDA,
HAKKIN SESİ
HAKLININ SESİ
Gazetemiz Yeni
Yıldız
ayrı bir sitede
Gazetemiz Yeni Yıldız bu web sitemiz
içinde değil artık ayrı bir sitede yayınına başladı. Gazetemizin
yeni adresi linkler sayfamızda.
Yeni Yıldız Gazetesi
Bağlantı Sayfaları
|
|
 |

ÖĞRETMENLERİN GÜNÜ MÜ?
Merhaba sevgili okuyucular; bu
gazetede ilk yazı deneyimim. Bana ne büyük lütuftur ki, mübarek saydığımız
ve ilim ışığı olarak gördüğümüz öğretmenlerimizin gününe denk geldi. Bundan
son derece bahtiyar olduğum söylenemez, tam aksine beni hep üzmüştür bu
önemi büyük diye gösterilen gün.
Çünkü yılda bir gün, yani topu topu yirmi dört saate sığdırılan bu gün ne
büyük bir gündür ki, hedefi bu ülkeye, ailesine, milletine faydalı fertler
yetiştirmek olan (matematikçisinden tutun, tarihçisine, meslek dersi
öğretmenlerine kadar) bu büyük insanlar ne acıdır ki, birçok zahmete ve
sıkıntıya katlanarak bin bir güçlüğe göğüs gererek doğu-batı, köy-kasaba,
din-dil-ırk ayrımı yapmadan güzelim vatanımızın her köşesinde hizmet aşkıyla
yanarken paylarına düşen yılda sadece bir gün. O da sadece kuru bir kutlama
programıyla hatırlanmak mı olmalıydı??!!!!... ASLA...
Belki sorsak ne istersiniz diye hiç tereddütsüz öğrencilerim, evlatlarım,
Alilerim, Fatmalarım diye cevap verecek olan bu cefakar insanlara
verebileceğimiz hediye sadece kuru kuru bir anma programı mıydı? Evet
soruyorum hakettikleri bu muydu?!.. Bence kocaman sitemkar bir HAYIR. Peki
neler yapılabilir bu ilim ışıklarına... Öncelikle görev tabii ki, devlete
düşüyor. Yanlış anlamayın tüm sorumluluk devletindir demiyorum ama ilk
icraat da devletten gelmelidir. Ne yapabilir ki; devlet zaten yedi başlı
devle uğraşıyor dediğinizi duyar gibiyim sanki...Ama herşey maddiyat değil!
Tamam kabul ediyorum maddiyatta önemlidir, onsuz da bir iş olmaz. Ama
sevgili okurlar geçen bir TV programında öğretmenlerle ilgili bir ankete
şahit oldum. Ankette öğretmenler için önemi ilk sırada yer alan mevzu
özgürlükler idi. Yani açmak gerekir ki, ifade kılık kıyafet gibi başımıza
bela olan konular benim öğretmenlerimin ilk sorunu. Neden benim öğretmenimin
ilk sorunu bu? Çünkü benim öğretmenim ilk önce öğrencisini tanımak ister.
Çünkü onun kafasına sokulmuş köhne, kokmuş fikirleri tesbit edecek. Ama
düşünce yasağı buna en büyük engel. Peki söyler misiniz bana? Şikayetini,
acısını, elemini belirtmeyen bir hastaya doktor neylesin? Nasıl tesbit etsin
hastalığını ve nasıl bir tedavi uygulasın? Ve aynı zamanda nasıl bir
mantıktır ki, sırf başörtüsünden dolayı evlatları elinden alınan öğretmenler,
evlatı elinden alınan bir anne, feryat etmesinde ne yapsın. Bakın onlar
parayı yani maddiyatı hep ikinci planda tutuyorlar. Şu öğretmenler gününde
onların bu istekleri bence bu kadar çok görülmemeli.
Ve gelelim bizlere...Peki bizler nasıl yardımcı olabiliriz bu ilim erlerine,
onlar için neler yapabiliriz, yani bir diğer deyimle onlara karşı
sorumluluklarımız neler. İsterseniz bunu hem veli, hem öğrenci bazında iki
ayrı şekilde inceleyelim. Peki veliler nasıl yardımcı oldunuz evlatlarınızı
teslim ettiğiniz o ilim fedailerine. Sadece çocuğu okula yazdırmak mıdır
velinin görevi... ASLA. Peki ya nelerdi? Sen veli hiç yardımcı oldun mu
hocana, oturup birlikte tartıştınız mı çocuğunun sorunları nelerdir, nasıl
ders çalışmalıdır, nelere eğilimlidir çocuğun ve neler yaparsa bu ülkeye
size ve kendine menfaat sağlayabilir? Hiç bunları oturup da konuştun mu
hocanla, ya sen öğrenci kardeşim ya senin görevlerin: Sadece ödevlerini
yapıp bir şekilde yazılıdan yırtıp okulu bitirmek mi senin görevin? Bence
HAYIR. Senin görevin sana belki bir hayat sunacak olan senin tüm tahsil
hayatında acısıyla tatlısıyla yanında olan öğretmenini sayıp-sevip ona saygı
göstermektir. Bu sadece sınıfta veya okulda değil tüm yaşantın boyunca
onları hep el üstünde tutmaktır, bak ne güzel söylemiş Hz. Ali (R.A): ‘’Bana
bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.’’ diye. Peki o büyük zat kırk yıl
kölesi olmaya razı iken sen bir ömrü onlara çok mu görüyorsun?
Artık n’olur çok görme onlara o hürmeti, artık onlara çok görmeyelim ilgiyi
alakayı ve artık onlara çok görmesinler başımızdaki yöneticiler
istediklerini. Ki onlar bizleri sizleri yetiştiren, mutlu yarınlarımızı bu
ülkenin geleceğini geleceğe yani yarınlara hazırlıyorlar. Bu düşüncelerle
yazıma son verirken tüm öğretmenlerimin yılda bir kutlanan “Öğretmenler
Günü”nü kutlar tek tek ellerinden öperim.
Yayınlanma Tarihi: 3 Aralık 2004 Cuma Yıl: 3
Sayı: 117 Yeni Yıldız Gazetesi
|