 |
|
| |

HAKLI OLANIN VE
HAKLININ YANINDA,
HAKKIN SESİ
HAKLININ SESİ
Gazetemiz Yeni
Yıldız
ayrı bir sitede
Gazetemiz Yeni Yıldız bu web sitemiz
içinde değil artık ayrı bir sitede yayınına başladı. Gazetemizin
yeni adresi linkler sayfamızda.
Yeni Yıldız Gazetesi
Bağlantı Sayfaları
|
|
 |
YENİ YILDIZ
HAFTALIK MÜSTAKİL SİYASİ BÖLGE GAZETESİ
‘’Haklı Olanın ve Haklının Yanında, Hakkın
Sesi, Haklının Sesi’’
28 Ocak 2005
Cuma Yıl:3 Sayı:131 Fiyatı:500.000.- TL 50.- YKr
BEYPAZARI, AYAŞ,
GÜDÜL, NALLIHAN, SİNCAN, ETİMESGUT, YENİKENT, KIBRISCIK, SEBEN, İLÇE ve
BELDELERİ
www.ortaanadoluas.com
*ortaanadolu@ortaanadoluas
|
HABERLER |
|
MEMURLAR BİR DERECE
TERFİ ETTİ |
|
MİLLİ
EĞİTİMDE 400 MEMURA TERFİ
Beypazarı İlçe Milli eğitim Müdürlüğünde 1991 yılından sonra göreve
başlamış olan 400 memurun terfi onayları geldi.
İlçe Milli Eğitim Müdür’ü Müslüm KUTAN’dan alınan bilgiye göre:
Hükümet tarafından 1991 yılı ve sonra ki yıllarda göreve başlayan tüm
memurlara tanınan bu haktan yararlanan toplam 370 öğretmen ve 33 memur
bu aydan itibaren 1 (bir) derece terfi ederek Beypazarı’ndaki
görevlerine devam edeceklerdir.
Bunun sebebi olarak da hükümetin memurların özlük haklarında
iyileştirmeye gidilmesinin amaçladığı öğrenildi.
İDARİ PERSONEL SEMİNERE KATILDI
Beypazarındaki okul idari personeline Beypazarı Rehberlik Araştırma
Merkezi (BEYRAM) gözetiminde 4-8 Nisan 2005 tarihleri arasında
Beypazarı İmam-Hatip Lisesi’nde yapılan iletişim teknolojileri
seminerinde katılımcılara iletişim teknolojileri konusunda bilgi ve
becerilerini artırmak, son teknolojik gelişmelerden haberdar etmek
amacı ile Ankara’dan gelen uzmanlarca bir hafta seminer verildiği
belirtildi.
OKULLARDA KAYITLAR HAZİRAN AYINDA YAPILACAK
İlk defa bu sene uygulanacak yeni kayıt dönemine değinen Beypazarı
İlçe Milli Eğitim Müdürü Müslüm KUTAN; ‘’2005-2006 Eğitim-Öğretim
Yılı’nda bütün devlet okullarında ve özel okullarda okula yeni kayıt
yaptıracak öğrencilerin bu haziran dönemi boyunca kayıtlarını
yaptırmaları gerekiyor. Kayıtlar haziran ayı boyunca devam edecek,
velilerin bu konuda okul yetkililerine yardımcı olması gerekiyor’’
dedi.
Öğrenci kayıtlarının haziran ayında yapılmasının amacı okulların
açılışndaki, özellikle ilk aylarda kayıtlarda yaşanan izdihamın
önlenmesi ve okul öğretmenlerinin yaz aylarında okutacakları
sınıflarla ilgili tüm hazırlıkların yapılması olarak ifade edildi.
Okullara kayıt yaptıracak vatandaşların haziran ayı içinde süre
bitmeden evraklarını tamamlayıp okul müdürlüklerine müracaat etmeleri
gerekiyor.
|
|
HACIKARA MAHALLESİ
MUHTARI EROL BOZKURT VEFAT ETTİ |
|
Beypazarı eşrafından uzun yıllar Hacıkara Mahallesi
Muhtarlığı yapan Erol Bozkurt Vefat etti.
Bugün Belediye hoparlöründen anonsla öldüğü Beypazarı halkına
duyurulan Erol Bozkurt’un cenazesi Cuma Namazından sonra kılınarak
Ilımandaki yeni adresine defnedildi.
Bozkurt’a Allah’dan rahmet, ailesine, çocuklarına ve yakınlarına
başsağlığı dileriz. Allah Rahmet eylesin. |
|
ZİRAAT ODASI YENİ
BİNASINA TAŞINDI |
|
Beypazarı Ziraat Odası yeni binasına taşındı.
Beypazarı Ziraat Odası Alparslan Türkeş Bulvarı No: 20’de bulunan eski
binasından Gazi Gündüzalp İş Hanı’nda ki pazar katına taşınan Ziraat
Oda’sı 21, 24, 35, 36, 37 nolu beş dükkan tutarak çiftçimize daha iyi
hizmet verecek. Her konuda çiftçinin menfaatini düşünen Ziraat
Odası’nın bu değişikliği çiftçimize daha iyi hizmet verebilmek için
yaptığı öğrenildi. |
|
Yere Tükürmenin
Cezası 50 YTL |
|
Yeni Çevre Yasa tasarısıyla, yere tükürene 50 YTL,
standartlara aykırı gürültü ve titreşim yapan konutlara 200 YTL,
ulaşım araçlarına 600 YTL ceza kesilecek. TBMM Çevre Komisyonu'nda,
alt komisyon Yeni Çevre Yasa tasarısına son şeklini verdi. Buna göre
çevre kirliliğine neden olabilecek faaliyetleriyle ilgili yanlış bilgi
veren ve bildirim yükümlülüğüne uymayanlara altı aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilecek. Tasarıda yer alan düzenlemeler şöyle: * Umuma
açık yerlerde her ne şekilde olursa olsun çevreyi kirletenlere 50 YTL
idari para cezası verilecek.
* Fabrika, şantiye ve eğlence gürültüsü için 6000 YTL ceza kesilecek.
* Tehlikeli veya radyoaktif atıkların her ne şekilde olursa olsun
ülkeye girişini sağlayanlara ayrı ayrı 1 milyon YTL para cezası
kesilecek.
* Yasa ve yönetmeliklerde öngörülen yasaklara veya standartlara aykırı
olarak veya önlemleri almadan atıkları toprağa verenlere 12 bin YTL
idari para cezası verilecek. Bu suç konutlarla ilgili olarak işlenmesi
halinde her konut ve bağımsız bölüm için 300 YTL idari para cezası
kesilecek. Bu cezai sorumluluk, müstakil konutlarda konutu kullanana,
diğer konutlarda ise yöneticiye ait olacak. |
|
Gelirini Düşük
Gösteren İşyeri, Vergi Memuruna Havale Edilecek
|
|
Gelir ve Kurumlar Vergisi’nde beyanname dönemine
girilirken, Maliye Bakanlığı gelir artırıcı çalışmalara hız verdi. Bu
çerçevede, önce meslek odaları ve birlikler ile toplantılar düzenlendi
ve esnafın gerçeğe uygun vergi beyanında bulunması istendi.
Toplantılar önümüzdeki günlerde de devam edecek. Geçen yıla ait Gelir
Vergisi beyannameleri 15 Mart’a kadar defterdarlıklara verilecek.
Kurumlar Vergisi’nde beyan dönemi ise 1-15 Nisan tarihleri arasında.
Kısa adı VEDOP olan Vergi Daireleri Otomasyon Projesi’nin ikinci
ayağının da devreye girdiğine işaret eden Gelirler Genel Müdürlüğü,
bundan sonra vergi kaçıranların çok daha kolayca yakalanabileceğini
belirterek, oda ve birliklerden, kendi mensuplarını bu konuda
uyarmalarını talep etti. Bu yıl, belirli limiti aşan Gelir ve Kurumlar
Vergisi mükelleflerinin vergi beyannamelerini elektronik ortamda
vermeleri zorunluluğunu da getiren Maliye yetkilileri, vergi
dairelerine de mükelleflere kolaylık sağlanmasını istedi.
Mükelleflerin doğru beyanda bulunması için de gerekli uyarıların da
yapılması talimatı verildi. Bu arada Ankara gibi bazı illerde beyan
dönemi boyunca vergi dairelerinin öğle tatili yapmadan kesintisiz
hizmet vereceği bildirildi. Geçen yıl vergi beyan döneminde
kullanılmaya başlanan ve vergi öncesi kârlılık durumunu gösteren favök
rasyoları, bu yıl da devrede olacak. İdare, söz konusu bilgileri bu
yıl beyannamelerle birlikte alıyor. Favök verileri ışığında geçen yıl
yeni bir denetim başlatan Maliye, bu yıl VEDOP-2’nin yardımıyla daha
geniş kapsamlı bir inceleme yapacak. Böylece bir bölümü elektronik
ortamda gönderilecek Gelir ve Kurumlar Vergisi beyannameleri, hemen
değerlendirmeye alınacak. Öncelikle düşük beyannameler ayrılacak. Aynı
şekilde favök rasyoları ve sektör ortalamalarıyla çelişkili olan
beyannameler de tek tek ayıklanacak. Mayıs ayından itibaren de bu
beyannameler üzerinde çapraz kontroller başlatılacak. Bu işlem için
yine otomasyon projesinin bir parçası olan Veri Ambarı’ndan
yararlanılacak. Çapraz kontroller sırasında, beyan edilen gelir ile
2004 yılı içindeki harcamaları ve banka hareketleri karşılaştırılacak.
Durumu şüpheli olan ve daha detaylı inceleme gerektirenler, bu defa
vergi inceleme memurlarına havale edilecek.
Ev sahiplerine bilgisayarlı takip; Vergi kontrolleri sırasında, ev
sahiplerinin durumu da ayrıca değerlendirilecek. 10 bini aşkın ev
sahibinin geçen yıl mart ayında beyanname vermediğini tespit eden
Gelir İdaresi, bu yıl VEDOP-2 ile birlikte çok daha kapsamlı bir
inceleme gerçekleştirecek. Bu amaçla belediyelerden Emlak Vergisi
beyanlarına göre birden fazla evi olanların listesi istendi. Yerel
yönetimlerden gelen bilgiler veri ambarına yükleniyor. 15 Mart’a kadar
sürecek beyan döneminin ardından gayrimenkul sermaye iradı
beyannameleri ile Veri Ambarı’ndaki bilgiler karşılaştırılacak. Tespit
edilen farklılıkların defterdarlıklara gönderileceği ve beyan
edilmeyen kira gelirleri için ev sahiplerinin kapısının çalınacağı
belirtiliyor. |
|
Sanal Kumardan Vergi
Alınacak |
|
Kredi kartlarıyla her ay ortalama 2 milyon
doların yatırıldığı sanal kumarla yasal mücadeleye başlanıyor.
Oyun sitelerine yönelik çeşitli engellemelerin yanı sıra bu
sitelerdeki oyunlara % 20 oranında şans oyunları vergisi geliyor.
İnternette oynatılan yasadışı kumar ve bahis siteleriyle mücadele için
oluşturulan kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden
oluşan komiteler, alınacak önlemlere yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kapsamda Gelirler Genel Müdürlüğü, bu sitelerde dönen paraların
vergilendirilmesine yönelik yasal düzenleme için kolları sıvadı. Üst
düzey bir yetkilinin verdiği bilgiye göre, sanal kumar da kredi
kartları ve havaleler yoluyla vergi kapsamına alınacak. Bankalar ve
diğer ilgili kuruluşlar, kredi kartı ya da bu oyunlara ilişkin havale
ücretine şans oyunları vergisini de dahil edecek ve buna göre tahsilat
yapacak. Sanal oyunlara, halen şans oyunlarına uygulanan % 10’luk
oranın en az iki misli vergi getirilecek. Maliye, bu çerçevede yeni
bir yasal düzenleme ile internette oynatılan kumar ve bahis sitelerine
ödenen paralardan en az % 20 oranında şans oyunları vergisi alacak.
Çalışmalar sırasında söz konusu sitelerin kredi kartları kullananlar
kanalıyla takip edilmesi de gündeme geldi. Mücadele kapsamında kredi
kartı sahiplerine de müeyyide uygulanması alternatifi tartışıldı.
Ancak bankaların bunun hukuka aykırı olacağı yolunda görüş belirttiği
öğrenildi. Öte yandan Milli Piyango İdaresi’nin yapısını yeniden
düzenleyecek olan kanun taslağına özel hükümler konulması
kararlaştırıldı. Bu çerçevede İdare, oyun ve çekilişlerin sanal
ortamda oynatılması ile ilgili düzenleme yapmaya ve bunları
denetlemeye yetkili kılınacak. İlgili kuruluş ve kişiler de oyunların
yasadışı veya izinsiz oynatıldığı ortamlara erişimi engellemeye
yönelik olarak İdare tarafından yapılacak düzenlemelere uymak zorunda
bulunacak. Getirilecek hükümlere aykırı hareket edenlere de idari para
ve hapis cezaları uygulanacak. Sanal kumar için oluşturulan komiteler,
yeni mevzuatın ardından da teknik bazdaki çalışmalarına devam edecek.
Bu şekilde, oyun sitelerinin yöntem değişikliğine giderek, Türkiye’de
faaliyet göstermelerinin önüne geçilecek ve sanal kumar ile dinamik
bir mücadele sergilenecek. |
|
Çarşı-Pazar’dan Yeni
Reyon |
|
Beypazarı’nda ucuzluk pazarı olarak hizmet veren
Çarşı-Pazar hizmette sınır tanımamay kararlı. Çarşı-Pazar şimdi de
çeyiz hazırlama ve hazır çeyiz reyonu açarak yeni bir hizmete imza
attı. Çarşı-Pazarın sahibi Hasan Bey yeniliklerin devam edeceğini ve
hizmette sınır tanımayacaklarını söyledi. |
|
BDDK El Koydu,
Kredi Kartı Almak Zorlaşıyor |
Yasal düzenlemenin yetersiz olmasından dolayı kullanıcı ile banka
arasında birçok sorunun yaşandığı kredi kartlarına çekidüzen veriliyor.
Özellikle 2001 ekonomik krizinin ardından gün yüzüne çıkan ve bir
türlü giderilemeyen kaosa son vermek için Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu harekete geçti. BDDK’nın hazırladığı yasa taslağı ile
hem banka hem de müşteri açısından limit, faiz ve güvenlik konularında
önemli düzenlemeler getiriliyor. Tasarıya göre kredi kartı, müracaat
olmadan düzenlenip gönderilemeyecek. Merkez veya şube dışında kart
hazırlanmayacak. Sokakta, vapur gişesinde kart verilmesi uygulamasına
son veriliyor. Kredi kartı limiti en fazla kazancın üç katı olacak.
Limitin artırılması için kart sahibinin talepte bulunması şartı
getiriliyor. Aynı yıl içinde borcunu dört kez ödemeyenin kartı iptal
edilecek. BDDK, kredi kartlarında düzenlemeye giden yasa taslağını
tamamladı. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’e gönderilen taslağı
basına açıklayan Kurum Başkanı Tevfik Bilgin, tasarıyı hazırlarken,
olayın sosyal yönüne ağırlık verdiklerini söyledi. Bilgin, “İnsanlar
kredi kartını hayatı idame ettirmek için bir araç olarak kullanmamalı.
Hayatı kolaylaştırmak için kullanmalı. Bankalar açısından irrasyonel
bir rekabet alanı ortaya çıktı. Artan şikayetler, mevzuat boşluğu,
kartların takibe intikal oranı ve tüm toplumu ilgilendiren sosyal
boyutu nedeniyle düzenleme yapma gereği duyduk.” dedi. Yasanın banka
kartları ile ilgili düzenlemeleri de kapsadığını vurgulayan BDDK
Başkanı, bu çerçevede bankaların da bazı hazırlıkları bulunduğunu ve
yıl sonunda çipli kartlara geçiş yaşanabileceğini söyledi. Bilgin,
2006 yılından itibaren kartlı harcama yapılırken bir tür şifre (pin
numarası) girileceğini, aksi takdirde alışverişin gerçekleşmeyeceğini
ifade etti. BDDK Başkanı Bilgin’in daha önceden karşı çıktığı, gıda ve
akaryakıt gibi kısa zamanlı tüketim maddelerinde taksitlendirme ile
ilgili yasal bir düzenlemeye gidilmedi. Bilgin, sektörün buna tedbir
almasına taraf olduklarını, ancak sıkıntılı bir durum oluşabileceğine
kanaat getirdiklerinde kendilerinin müdahil olabileceklerini söyledi.
Türkiye’de 2004 Ocak’ta 20 milyon olan kredi kartı sayısı, 2005
Ocak’ta 27 milyona çıktı. Kredi kartı sayısı 1 yıl içinde 7 milyon
arttı. Ortaya gayrı safi milli hasılanın yüzde 25’ine denk gelen 64
katrilyon liralık ciro çıktı. Takibe geçilen müşteri sayısı 37 bin 761
kişiye ulaşırken, takipteki alacak miktarı 61 trilyon lira oldu.
Türkiye, ekonomik olarak birçok alanda geride kaldığı Avrupa’da kredi
kartında 3. sıraya, kullanımda ise 10. sırada yerleşti. Taslak 52
maddeden oluşuyor. Kurum, taslak ile ilgili görüş ve önerileri 10 gün
içinde alarak, Tüketici Günü olan 15 Mart’ta resmen Bakan Şener’e
sunmak istiyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı
Tevfik Bilgin, gazetecilerin sorusu üzerine, 1 milyar lira olarak
belirlenen limitin ilk başta 500 milyon lira olduğunu söyledi. Bilgin,
limitin 500 milyon lira olarak kalması halinde ‘gelirini düşük
belirten birçok kesimin’ limit ile ilgili sıkıntıya düşeceğini
belirterek, “Maalesef bazı meslek grupları, çok anlı şanlı meslek
grupları, kredi kartı alamaz duruma gelebilir. 500 milyon da çok düşük
kalabilir. Çünkü zarar ilan ediyorlar, biliyorsunuz.” diye konuştu.
Hazırlanan taslak uyarınca, kart sahibinin talebi olmadan kart limiti
artırılamayacak. Kartlar ve ek kartlar hamiline teslim edilmiş olmak
kaydıyla, kart kullanılmasa dahi yıllık ücret vs. giderler
alınabilecek. Taslağa göre, kredi kartları ile yapılan ve ‘nakit’
niteliği taşıyan malların alımına faiz uygulaması geliyor. Anında
paraya dönüştürülebilir nitelikteki alışverişlerde bu uygulama
yapılacak. Artık kart ile kuyumcudan altın, kumarhane masraflarını
kartı ile karşılayan ve ticari amaç güden kredi kartlı alışverişlere
faiz uygulaması yapılacak. Bunun yanında kredi kartlarına uygulanan
faiz oranlarına da çekidüzen getiriliyor. Asgari ödemesi yapılan
miktar düşüldükten sonra ve hesap kesim tarihi baz alınarak gecikme
faizi uygulanacak. Bankalar başvuru tarihinden itibaren 20 gün içinde
şikayet ve itirazlara cevap verecek. Kartın kaybolması veya çalınması
durumunda, kart hamili kayıp bildirim anına kadar harcamanın 150
milyona kadar olan bölümünden sorumlu olacak. Bunun üzeri, kart
çıkaranların sorumluluğunda olacak. İşyeri talep etmezse kimlik
göstermek zorunluluğu kalkacak. Problem olması halinde sorumlu işyeri
olacak. Aylık en az ödeme tutarı (asgari ödeme) toplam borcun yüzde
10’u kadar olacak.
‘İptal kararı bankalara bırakılmalı’
Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Sertaç Özinal, bankalara göre
farklı sonuç doğuracağı için kart iptal kararının bankalara
bırakılmasını istedi. Özinal, kayıp kartların bildiriminden önce
yapılan harcamaların, sadece 150 YTL’sinden kart hamilinin sorumlu
tutulmasının kötü niyetli kullanımı teşvik edebileceğini kaydetti. |
|
Sözleşmeli Çiftçi
Dönemi Başlıyor |
Müzakerelerde Türkiye’yi en fazla zorlaması beklenen tarım
sektörünün, AB’ye uyumunu sağlamak amacıyla Tarım Kanunu Tasarısı
hazırlandı.
Geçen hafta Meclis’e gönderilen tasarıya göre Tarım Bakanlığı,
belirlediği bölge ve havzalarda tarım yapan çiftçiyle sözleşme
imzalayacak. Bölgeye dayalı üretim modelleri geliştirilerek,
destekleme primleri buna göre dağıtılacak. Çok parçalı işletme
modelinden Avrupa’daki gibi ‘ekonomik tarım işletmeleri’ne geçilecek.
İşletme başına arazi büyüklüğü 55-60 dönümden 170-200 dönüme; hayvan
varlığı ise 5’ten 40-50’ye çıkarılacak. Tasarı kabul edilirse sektör
ilk geniş çaplı tarım yasasına kavuşmuş olacak. Tarım Bakanlığı
Müsteşar Yardımcısı Mustafa Erten, düzenleme ile hem toprak
kaynaklarını korumayı hem de tarım işletmelerinde ‘ölçek ekonomisi’ne
geçmeyi amaçladıklarını söyledi. “Bizdeki işletmeler çok parçalı
olduğu için verim ve ekonomik getirileri AB’ye göre oldukça düşük.”
diyen Erten, tarım işletmelerine en kısa zamanda Avrupa ile rekabet
edebilir ve sürdürülebilir bir yapının kazandırılacağını vurguladı.
Tasarıya göre, Tarım Bakanlığı, tarımsal faaliyetlerin uygun alanlarda
yoğunlaşması ve entegre bir şekilde yürütülmesi için çeşitli bölge ve
havzalar tespit edecek. Belirlenen yerlerde bakanlığın tavsiye ettiği
ürünlere yönelen çiftçiye destek verilecek. Söz konusu bölgelerde
üretim yapan çiftçiyle bakanlık arasında sözleşme imzalanacak.
Tarafların sorumlulukları, uygulama ve esasları bakanlık tarafından
düzenlenecek. Sözleşme dışı üretim yapılması durumunda çiftçiye
yaptırım uygulanacak. Tasarı, tarımsal amaçlı kooperatifler ile
birliklerin amaçlarına uygun işbirliği yapmaları ve koordineli bir
şekilde çalışmaları için gerekli tedbirlerin alınmasını içeriyor. Bu
işbirliği ve koordinasyonu sağlayacak mekanizmaları bakanlık kuracak.
Gıda güvenliğinin korunması için gerekli yasal düzenlemelerin
yapılması görevi yine Tarım Bakanlığı’na veriliyor. Biyogüvenliğin
sağlanması ve gen yapısı değiştirilmiş ürünler üzerinde düzenleme
yapma yetkisi bakanlıkta olacak. Yetki karmaşasına sebep olan kırsal
kesimin kalkınmasına yönelik tedbirlerin alınmasında da tek yetkili
Tarım Bakanlığı. Doğrudan gelir desteği yıllık hesaplanacak. Haksız
yere para alanlar, 5 yıl desteklemeden yararlanamayacak. 2004 yılı
doğrudan gelir desteği, 2005 ve 2006’da yürürlükteki mevzuata göre
ödenmeye devam edecek. 2005 destekleri ise yeni düzenlemeye göre
yapılacak. Çiftçi Kayıt Sistemi’nin altyapısı oluşturulacak. Tarımsal
işletmelerin ve verilen desteklerin kayıt altına alınması için arazi,
çiftçi ve hayvan kimliklerinin yer aldığı ‘tarımsal veri tabanı’
oluşturulacak. Bu çerçevede tarımsal işletmelerin gelir ve giderlerine
ilişkin kayıtlar toplanarak, ‘çiftlik muhasebe veri ağı’ kurulacak.
Diğer maddeler şöyle:
Bakanlık, hangi ürünün neden yetiştirileceğini belirleyecek. Doğal
biyolojik kaynakların korunması, gıda güvenliği ve güvencesi
sağlanacak. Tarım danışmanlığı uygulaması yaygınlaştırılacak. Tarım ve
tarım dışı istihdam geliştirilecek. Kadın ve gençlerin eğitim ve
girişimcilik düzeyi yükseltilecek. Bazı tarım hizmetleri özel sektöre
devredilecek. Tarım destekleme programları çeşitlendirilecek. Bu
amaçla ‘Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu’ oluşturulacak.
Üretici tütün ve fındıktan vazgeçmedi
Tütün ve fındık ekim alanlarının daraltılmasını amaçlayan ‘Alternatif
Ürün Projesi’nde bütün gayretlere rağmen istenilen sonuca ulaşılamıyor.
Fındıkta 2003, tütünde 2002’de başlatılan projeye üreticiler mesafeli.
Vatandaşların fındıktan vazgeçmesi sonucu doğabilecek zararın Dünya
Bankası’nca karşılanmasına rağmen 2003’te sadece 773 fındık ve tütün
üreticisi alternatif ürüne geçti. Bu rakam geçen yıl ise 337’ye düştü.
Tarım Bakanı Sami Güçlü, soru önergesine verdiği cevapta, 2002’de 4
bin 769 tütün üreticisinin 22 bin 708 dekar; 2003’te 340 fındık
üreticisinin 4 bin 124 dekar, 433 tütün üreticisinin 2 bin 172 dekar;
2004’te 60 fındık üreticisinin 825 dekar, 277 tütün üreticisinin ise
333 dekar için başvurduğunu açıkladı. Tarımsal Reform Uygulama Projesi
kapsamında, tütün üreticilerine girdi-bakım-hasat masrafı olarak
dekara 80 dolar; fındık üreticilerine fındık sökümü için dekara 65
dolar, girdi-bakım-hasat gideri içinse dekara 135 dolar hibe ödemesi
yapılıyor. |
|
Alevilik
Ders Kitaplarında Yer Alacak |
Alevilik, önümüzdeki
yıl ders kitaplarına giriyor. Toplamı 19 sayfadan oluşan 'Alevilik'
fasikülü lise eğitiminin 4 yıla çıkarılacak olması gözönüne alınarak
hazırlandı. Lise birinci sınıfın müfredatına Alevilik ile bağlantılı
iki ünite eklendi.
Alevilik, 2005-2006 eğitim-öğretim yılında Din Kültürü ve Ahlak
Bilgisi ders kitaplarına giriyor. Toplam 19 sayfadan oluşan 'Alevilik
fasikülü', lise eğitiminin 4 yıla çıkarılmasını öngören proje dikkate
alınarak 4 bölüm halinde hazırlandı. Alevilik ders konuları, Talim ve
Terbiye Kurulu'nun incelemesinden sonra Milli Eğitim Bakanı Hüseyin
Çelik'in imzasına sunulacak.
'Alevilik' üniteleri; Lise 1.sınıfın müfredatına Alevilik ile
bağlantılı iki ünite eklenirken, bu ünitelerde Hz.Muhammed'in kızı
Hz.Fatıma ve Hacı Bektaş-ı Veli ile bilgilere yer verildi. Lise
2.sınıf müfredatına giren iki ünitede ise Hacı Bektaş-ı Veli'nin Tanrı
anlayışı ile Hz. Ali'nin örnek şahsiyeti ve ibadetlere verdiği önem
işlendi. Lise 3.sınıf müfredatında Alevi-Bektaşi kültüründeki
Hz.Muhammed sevgisine yönelik nitelemeler ve şiirlerden örnekler
verildi. Lise 4.sınıf müfredatında ise Alevilik ve Bektaşilik
düşüncesinin tarihi ve dayandığı temel ilkeler 'İslam Düşüncesinde
Tasavvufi Yorumlar' başlığı altında anlatıldı.
Örnek şahsiyet Hz. Ali
Lise 2 müfredatında yer alan "Hz.Ali'nin örnek şahsiyeti ve ibadetlere
verdiği önem" adlı okuma parçasında, Hz. Ali'nin hayatı Hz.Muhammed
ile ilişkilendirilerek anlatıldı. Hz.Muhammed'in ismi yerine 'Hz.Peygamber'
ifadesinin tercih edildiği okuma parçasında Hz. Ali'nin kişilik
özellikleri övülürken, "Sevgili Peygamberimiz onun ilmi ile ilgili
şöyle demiştir: 'Ey Ali ben ilmin şehriyim, sen ise onun kapısısın'
sözüne yer verildi. Hz. Ali'nin Kur-an'ı Kerim ayetlerinin tamamını
ezbere bildiği aktarılırken, onun Kur-an hakkında söylediği şu sözlere
değinildi: "Allah'ın kitabına sarılın, sağlam ip, apaçık ışık, fayda
veren şifa, susuzları kandıran su odur" "Kur-an'ı öğrenin. O sözlerin
en güzelidir. Hükümlerini belleyin. Çünkü o belleyiş gönüllerin
ilkbaharıdır."
4 sayfalık okuma parçasında ayrıca, Hz.Ali'nin Hz.Peygamber'den 586
hadis rivayet ettiği kaydedilirken, günlük ibadetler konusunda son
derece titiz ve takva sahibi olduğuna dikkat çekildi.
Ehl-i Beyt sevgisi
Alevilik inancının tanımı ve özelliklerine ise lise 3.sınıf
müfredatında girildi. "Kültürümüzde Ehl-i Beyt Sevgisi" başlığı
altında Alevilik için 'daha çok sufi ve mistik bir kalıp içerisinde
şekillenen sözlü kültürün din anlayışını temsil etmektedir" denildi.
Alevi-Bektaşi inancının özünü Hz.Ali ve Ehl-i Beyt sevgisinin
oluşturduğu belirtilerek, sözlükte 'ev halkı' anlamına gelen Ehl-i
Beyt'in Alevilik'te 'Hz.Peygamber'in evi ve ailesi için kullanıldığı'
kaydedildi.
Hz.Peygamber, Hz.Fatıma, Hz.Ali, Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin'den oluşan
Ehl-i Beyt'e sadece Alevi-Bektaşiler arasında değil, bütün müslümanlar
arasında saygı duyulduğu anlatıldı. Alevi-Bektaşilere göre
Hz.Peygamber'in ümmetini Ehl-i Beyt'ten en sevdiği Hz.Ali'ye emanet
ettiği, Aleviliğin Ehl-i Beyt'e olan sevginin bir simgesi olduğu
söylenirken, Ehl-i Beyt sevgisinin 'birleştirici' yönüne vurgu yapıldı.
Okuma parçasında "Böyle bir Ehl-i Beyt sevgisi aslında ayrılığın değil,
birleşmenin, yetmiş iki milleti bir görmenin, dostluğun, haksızlığa
karşı çıkmanın ve mazlumun yanında yer almanın sembolüdür" ifadesi yer
aldı.
'Kızılbaş' kavramı
Lise 4.sınıfta "Alevilik-Bektaşilik Düşüncesi", İslam Düşüncesinde bir
tasavvufi yorum olarak anlatıldı. Alevi'nin Arapça bir kelime olduğu
ve sözlükte Ali'ye mensup, Ali taraftarı, Ali'yi seven, sayan ve ona
bağlı olan, Ali'ye ait ve Ali'nin soyundan gelen anlamlarında
kullanıldığı kaydedildi. Buna karşılık tasavvufta "tarikat silsilesi
Hz.Ali kanalıyla Hz.Peygamber'e ulaşan tarikatlara Alevi denildiği"
belirtilirken, Kızılbaşlık kavramına da açıklık getirildi. Anadolu'da
konar-göçer hayatı yaşayan ve yarı yerleşik hayata geçen bazı Türk
boylarına, Şah İsmail'in yanında yer almaları dolayısıyla önceleri
Kızılbaş kavramı kullanıldığı aktarılırken şöyle denildi: "Ancak
Bektaşi, Kızılbaş, Tahtacı, Kalenderi, Hurufi, Işıklar, Haydari, Babai
ve diğer gruplar için 19.asırdan itibaren genel anlamda Alevilik
kullanılmaya başlanmıştır."
Bektaşilik bir tarikat
Hacı Bektaş-ı Veli, lise 1.sınıf müfredatında "Ahmet
Yesevi'nin halifelerinden Lokman Perende tarafından yetiştirilen ve
İslam'ı yaymak üzere Anadolu'ya gönderilmiş" bir Yesevi dervişi olarak
nitelendi. Hacı Bektaş-ı Veli'nin Suluca Karacahöyük'te bir tekke
kurarak hayatını Anadolu'nun Türkleşmesine ve İslamlaşmasına adadığı,
bu ocakta yetiştirdiği yüzlerce öğrencinin Anadolu ve Balkanların
İslamlaşmasında büyük rol oynadığı belirtildi. Lise 2.sınıfta Hacı
Bektaş-ı Veli'nin 'Makalat' eserindeki Tanrı anlayışına değinilirken
eserden "Şimdi biliniz ki, Allah'ın birliğine inanmak, onun buyruğunu
tutmak, sakının dediğinden sakınmak imandandır" alıntısı yapıldı.
4.sınıf müfredatında yer alan "İslam Düşüncesinde Tasavvufi Yorumlar"
ünitesinde, Bektaşilik "Hacı Bektaşı Veli'nin tasavvufi fikirleri
çerçevesinde teşekkül etmiş bir tarikat" olarak tanımlandı.
Bektaşilik'in kuruluşundan birkaç asır sonra Anadolu'da ve Rumeli'nde
yayılan büyük tarikatlardan birisi haline geldiği ifade edildi. |
|
Milli Eğitim,
elektronik imzaya geçiyor |
Milli Eğitim, e-devlet projesi kapsamında önemli bir uygulama
başlatıyor. Bir süredir öğretmen atama ve tayin başvurularını sanal
ortamdan alan bakanlık, tüm yazışmaları elektronik ortama taşıyacak.
Kağıt kullanılmayacak projede bürokratların ‘Evrak kayıp, bize
ulaşmadı’ bahaneleri de ortadan kalkacak.
Milli Eğitim Bakanlığı, bünyesinde döner sermaye işletmesi bulunan bin
10 mesleki ve teknik lise ile bütün yazışmaları elektronik ortamda
gerçekleştirecek. 1 Nisan’dan itibaren pilot olarak seçilen bu
okullara kağıtla hiçbir yazı gönderilmeyecek, bu okullardan kağıtla
gelen yazılar işleme alınmayacak. Milli Eğitim Bakanlığı, e-devlet ve
e-imza konusunda önemli bir uygulamayı hayata geçiriyor. İki yıldır
öğretmen atama ve tayin başvurularını internetten alan bakanlık, şimdi
tüm yazışmaları elektronik ortama taşımaya hazırlanıyor. ‘Kağıt
kullanımına son’ sloganıyla bakanlık İşletmeler Dairesi’nin öncülük
ettiği “Döner Sermaye İşletmeleri e-İletişim ve e-Arşiv Sistemi (DöSeNet
projesi)”, döner sermayeli bin 10 okul ile bu okulların bağlı olduğu
81 il ve 276 ilçe milli eğitim müdürlüğünü kapsıyor. ‘Kırtasiyeciliğin
ve bürokratik işlemlerin azaltılması’ amacıyla hayata geçirilen proje
sayesinde Kars’ın Kağızman ilçesindeki Mesleki Eğitim Merkezi’ne daha
önce 15-30 günde giden bakanlığın bir yazısı 30 saniyede ulaşacak.
Bakanlık bu işlemleri kendi hazırladığı ve chat’leşmek için kullanılan
‘messenger’a benzeyen özel bir yazma ve gönderme programı ile
gerçekleştirecek. Programda her kullanıcının adı ve görevi yazılacak
ve kullanıcılar sadece kendisinde olan şifreyle programa girebilecek.
Bakanlık, gönderdiği yazının okunup okunmadığını ve ne zaman
okunduğunu yeni sistem sayesinde saniyesi saniyesine görecek. Böylece
‘evrak kayboldu, bize gelmedi, geç geldi’ gibi şikayetler ortadan
kalkacak. Pilot okullar da bakanlığın istediği bilgi ve belgelerle,
bakanlıktan soracaklarını aynı sistemle elektronik olarak chat yapar
gibi bakanlığa iletecek. Yani pilot okullarla İşletmeler Dairesi
çalışanları internette chat yapma kolaylığında birbiriyle iletişim
kuracak. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in talimatıyla 2006 yılı
başından itibaren mesleki ve teknik liseler öncelikli olmak üzere
bütün okullara elektronik sistemin yaygınlaştırılması planlanıyor.
Proje için hazırlanan program sayesinde İşletmeler Dairesi’ndeki bütün
yazışmalar da elektronik ortamda yapılacak. Daire başkanı, uygun
bulduğu yazıyı elektronik ortamda imzasını atarak, ister bütün
okulları isterse belirli okulları seçerek buralara bir tuşla
ulaştıracak. Daire başkanı yazıları beğenmezse üzerinde düzeltmeler
yaparak şube müdürü ve şefe iade de edebilecek. Aynı yöntem bir genel
müdür veya bakan imzaları için de geçerli olacak. Bütün yazışma
işlemlerinin bilgisayarla yapılacak olması sayesinde ‘bir yazı için
5-6 kağıt harcamak, imza kartonu ile şube müdürü ve daire başkanına
götürüp imzasını beklemek’ gibi sorunlar ortadan kalkacak. Tozlu arşiv
odaları ortadan kalkacak, bunun yerine birkaç odayı kaplayan evraklar,
birkaç CD içinde saklanabilecek. Arşiv odası ve arşiv görevlisi
ihtiyacı kalmayacak. Kırtasiye, PTT, kargo, telefon, faks gibi
giderler ortadan kalkacak. MEB Müsteşar Yardımcısı Mehmet Temel,
DöSeNet projesinin, ‘yazışmaların internet altyapısı üzerinden
elektronik olarak yapılmasını ve arşivlenmesini sağlayan e-devlet
uygulamasının küçük bir örneği’ olduğunu söyledi. Milli Eğitim
Bakanlığı İşletmeler Dairesi Başkanı Recep Işık, evrak gelmeyeceği
için gelen-giden evrak bürosunu kapatacaklarını söyledi. Işık, döner
sermayeli okulların her yıl bin çuval Sayıştay’a, bin çuval Maliye’ye,
500 çuval da kendilerine evrak gönderdiğini ifade ederek, Maliye ve
Sayıştay’a da artık CD ortamında evrakları gönderdiklerini söyledi.
Sistemde sonsuz bir güvenlik yapısının bulunduğunu kaydeden Işık,
“Bizdeki 1024 bit düzeyinde bir şifreleme, Türkiye’de yok.” diye
konuştu. |
|
İmamlar ‘Dinî
Hizmet İçin Vatandaşın Ayağına Gidecek |
Diyanet İşleri Başkanlığı, din hizmeti vermek için halkın
camilere gelmesini beklemek yerine halkın ayağına gidecek. Diyanet
tarafından yayınlanan genelgeyle, din görevlilerinden camilerde
verilen din hizmetine paralel olarak cami dışındaki yerlerde de halkın
aydınlatılmasını ve gerekli din eğitiminin verilmesi istendi.
Genelgeye göre cezaevleri, tutukevleri, huzurevleri, ıslahevleri müftü
ve vaizler tarafından ziyaret edilerek, moral verilecek. Diyanet
imamlardan, camilerde verilen din hizmetine paralel olarak cami
dışındaki yerlerde de daha aktif olunmasını istiyor.
Yayınlanan genelgede din görevlilerinden, “cami dışı din hizmetleri”
başlığı altında cami dışında din hizmetlerini yerine getirmeleri talep
ediliyor. Yerel basın, radyo ve televizyonların iyi değerlendirilmesi
gerektiğine dikkat çeken Diyanet, her hafta cuma günleri radyo ve
televizyonlarda müftü, vaiz ve diğer personelden yetenekli olanlara
dinî konuşmalar yapmalarını, gazetelere mesleki makale ve araştırma
hazırlamalarını öğütlüyor. Yine müftülüklerce tertiplenen konferans,
panel ve açık oturumların yanı sıra dinî gün ve gecelerde mahalli
radyo, televizyon ve gazetelerle ortak programlar hazırlanarak bu
programlar önceden halka duyurulacak. Geçmişten beri devam ettirilen
ceza ve tutukevlerindeki din hizmetleri genişletilerek devam
ettirilecek. Ceza ve tutukevlerine ziyaretler yapılarak mahkumlara din
hizmeti sunulacak. Bu hizmetin ifasında müftü ve vaizlerin yanında
uzman personelden de istifade edilecek. Bilhassa mübarek gün ve
gecelerde cezaevleri ziyaret edilecek, manevi bir yaklaşımla günün
manâ ve önemi cezaevi sakinlerine anlatılacak. Diyanet en çok ilgiye
muhtaç olan huzurevlerini de ihmal etmiyor. Yine iş yoğunluğu
nedeniyle camiye gelemeyen işçilerin çalıştıkları fabrikalar da hizmet
verilecek yerler listesinde yer alıyor. Müftüler, din hizmetinin esnaf
kuruluşları, memur ve işçi sendikaları ile fabrikalarda çalışanlara
götürülebilmesi için, ilgili kimselerle işbirliği yaparak müşterek
program hazırlayacak. Bu programın gereği olarak uygun fabrika ve
işyerlerinde konferanslar verilecek. |
|