GAZETE SAYI 131

Gazetemizin haber scriptine  www.yeniyildizgazetesi.com adresinden ulaşabilirsiniz

Ana Sayfa
Reklamcılık
Matbaacılık
Gazetecilik
Kitap&Kırtasiye
Web&Hosting Hizmeti
Bilgisayar
Hediyelik Eşya
Mail Form
Sitemizi Tavsiye et
Anket
Ziyaretçi Defteri
Forum
Chat
Messenger
Link Bankası
E-Kart
Size Özel
İlanlarınız
Resim Galerisi
Beypazarı Tanıtım
Açılış Sayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
 
 
 
 
 
 
 

HAKLI OLANIN VE

HAKLININ YANINDA,

HAKKIN SESİ

HAKLININ SESİ


Gazetemiz Yeni Yıldız

ayrı bir sitede

Gazetemiz Yeni Yıldız bu web sitemiz içinde değil artık ayrı bir sitede yayınına başladı. Gazetemizin yeni adresi linkler sayfamızda.

 

Yeni Yıldız Gazetesi

Bağlantı Sayfaları

Tarihçesi
Yayın Bölgesi
Temsilciler
Künye
Gazete Kadrosu
Abone Formu
Yazarlar
Şairler
Araştırma Yazıları
Şifalı Bitkiler
Eğitim
Sağlık
Çocuk Köşesi
Kadın Köşesi
Arşiv
Reklamlar
İlanlar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Küçük Birikimleri Yatırıma Dönüştüren Kuruluş

 

YENİ YILDIZ

HAFTALIK MÜSTAKİL SİYASİ BÖLGE GAZETESİ 

 ‘’Haklı Olanın ve Haklının Yanında,  Hakkın Sesi, Haklının Sesi’’

28 Ocak 2005 Cuma Yıl:3 Sayı:131  Fiyatı:500.000.- TL 50.- YKr

BEYPAZARI,  AYAŞ, GÜDÜL, NALLIHAN, SİNCAN, ETİMESGUT, YENİKENT, KIBRISCIK, SEBEN, İLÇE ve BELDELERİ

www.ortaanadoluas.com   *ortaanadolu@ortaanadoluas
HABERLER

MEMURLAR BİR DERECE TERFİ ETTİ

MİLLİ EĞİTİMDE 400 MEMURA TERFİ
Beypazarı İlçe Milli eğitim Müdürlüğünde 1991 yılından sonra göreve başlamış olan 400 memurun terfi onayları geldi.
İlçe Milli Eğitim Müdür’ü Müslüm KUTAN’dan alınan bilgiye göre:
Hükümet tarafından 1991 yılı ve sonra ki yıllarda göreve başlayan tüm memurlara tanınan bu haktan yararlanan toplam 370 öğretmen ve 33 memur bu aydan itibaren 1 (bir) derece terfi ederek Beypazarı’ndaki görevlerine devam edeceklerdir.
Bunun sebebi olarak da hükümetin memurların özlük haklarında iyileştirmeye gidilmesinin amaçladığı öğrenildi.

İDARİ PERSONEL SEMİNERE KATILDI

Beypazarındaki okul idari personeline Beypazarı Rehberlik Araştırma Merkezi (BEYRAM) gözetiminde 4-8 Nisan 2005 tarihleri arasında Beypazarı İmam-Hatip Lisesi’nde yapılan iletişim teknolojileri seminerinde katılımcılara iletişim teknolojileri konusunda bilgi ve becerilerini artırmak, son teknolojik gelişmelerden haberdar etmek amacı ile Ankara’dan gelen uzmanlarca bir hafta seminer verildiği belirtildi.

OKULLARDA KAYITLAR HAZİRAN AYINDA YAPILACAK
İlk defa bu sene uygulanacak yeni kayıt dönemine değinen Beypazarı İlçe Milli Eğitim Müdürü Müslüm KUTAN; ‘’2005-2006 Eğitim-Öğretim Yılı’nda bütün devlet okullarında ve özel okullarda okula yeni kayıt yaptıracak öğrencilerin bu haziran dönemi boyunca kayıtlarını yaptırmaları gerekiyor. Kayıtlar haziran ayı boyunca devam edecek, velilerin bu konuda okul yetkililerine yardımcı olması gerekiyor’’ dedi.
Öğrenci kayıtlarının haziran ayında yapılmasının amacı okulların açılışndaki, özellikle ilk aylarda kayıtlarda yaşanan izdihamın önlenmesi ve okul öğretmenlerinin yaz aylarında okutacakları sınıflarla ilgili tüm hazırlıkların yapılması olarak ifade edildi.
Okullara kayıt yaptıracak vatandaşların haziran ayı içinde süre bitmeden evraklarını tamamlayıp okul müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekiyor.

HACIKARA MAHALLESİ MUHTARI EROL BOZKURT VEFAT ETTİ

Beypazarı eşrafından uzun yıllar Hacıkara Mahallesi Muhtarlığı yapan Erol Bozkurt Vefat etti.
Bugün Belediye hoparlöründen anonsla öldüğü Beypazarı halkına duyurulan Erol Bozkurt’un cenazesi Cuma Namazından sonra kılınarak Ilımandaki yeni adresine defnedildi.
Bozkurt’a Allah’dan rahmet, ailesine, çocuklarına ve yakınlarına başsağlığı dileriz. Allah Rahmet eylesin.

ZİRAAT ODASI YENİ BİNASINA TAŞINDI

Beypazarı Ziraat Odası yeni binasına taşındı. Beypazarı Ziraat Odası Alparslan Türkeş Bulvarı No: 20’de bulunan eski binasından Gazi Gündüzalp İş Hanı’nda ki pazar katına taşınan Ziraat Oda’sı 21, 24, 35, 36, 37 nolu beş dükkan tutarak çiftçimize daha iyi hizmet verecek. Her konuda çiftçinin menfaatini düşünen Ziraat Odası’nın bu değişikliği çiftçimize daha iyi hizmet verebilmek için yaptığı öğrenildi.

Yere Tükürmenin Cezası 50 YTL

Yeni Çevre Yasa tasarısıyla, yere tükürene 50 YTL, standartlara aykırı gürültü ve titreşim yapan konutlara 200 YTL, ulaşım araçlarına 600 YTL ceza kesilecek. TBMM Çevre Komisyonu'nda, alt komisyon Yeni Çevre Yasa tasarısına son şeklini verdi. Buna göre çevre kirliliğine neden olabilecek faaliyetleriyle ilgili yanlış bilgi veren ve bildirim yükümlülüğüne uymayanlara altı aydan bir yıla kadar hapis cezası verilecek. Tasarıda yer alan düzenlemeler şöyle: * Umuma açık yerlerde her ne şekilde olursa olsun çevreyi kirletenlere 50 YTL idari para cezası verilecek.
* Fabrika, şantiye ve eğlence gürültüsü için 6000 YTL ceza kesilecek.
* Tehlikeli veya radyoaktif atıkların her ne şekilde olursa olsun ülkeye girişini sağlayanlara ayrı ayrı 1 milyon YTL para cezası kesilecek.
* Yasa ve yönetmeliklerde öngörülen yasaklara veya standartlara aykırı olarak veya önlemleri almadan atıkları toprağa verenlere 12 bin YTL idari para cezası verilecek. Bu suç konutlarla ilgili olarak işlenmesi halinde her konut ve bağımsız bölüm için 300 YTL idari para cezası kesilecek. Bu cezai sorumluluk, müstakil konutlarda konutu kullanana, diğer konutlarda ise yöneticiye ait olacak.

Gelirini Düşük Gösteren İşyeri, Vergi Memuruna Havale Edilecek

Gelir ve Kurumlar Vergisi’nde beyanname dönemine girilirken, Maliye Bakanlığı gelir artırıcı çalışmalara hız verdi. Bu çerçevede, önce meslek odaları ve birlikler ile toplantılar düzenlendi ve esnafın gerçeğe uygun vergi beyanında bulunması istendi. Toplantılar önümüzdeki günlerde de devam edecek. Geçen yıla ait Gelir Vergisi beyannameleri 15 Mart’a kadar defterdarlıklara verilecek. Kurumlar Vergisi’nde beyan dönemi ise 1-15 Nisan tarihleri arasında.
Kısa adı VEDOP olan Vergi Daireleri Otomasyon Projesi’nin ikinci ayağının da devreye girdiğine işaret eden Gelirler Genel Müdürlüğü, bundan sonra vergi kaçıranların çok daha kolayca yakalanabileceğini belirterek, oda ve birliklerden, kendi mensuplarını bu konuda uyarmalarını talep etti. Bu yıl, belirli limiti aşan Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerinin vergi beyannamelerini elektronik ortamda vermeleri zorunluluğunu da getiren Maliye yetkilileri, vergi dairelerine de mükelleflere kolaylık sağlanmasını istedi. Mükelleflerin doğru beyanda bulunması için de gerekli uyarıların da yapılması talimatı verildi. Bu arada Ankara gibi bazı illerde beyan dönemi boyunca vergi dairelerinin öğle tatili yapmadan kesintisiz hizmet vereceği bildirildi. Geçen yıl vergi beyan döneminde kullanılmaya başlanan ve vergi öncesi kârlılık durumunu gösteren favök rasyoları, bu yıl da devrede olacak. İdare, söz konusu bilgileri bu yıl beyannamelerle birlikte alıyor. Favök verileri ışığında geçen yıl yeni bir denetim başlatan Maliye, bu yıl VEDOP-2’nin yardımıyla daha geniş kapsamlı bir inceleme yapacak. Böylece bir bölümü elektronik ortamda gönderilecek Gelir ve Kurumlar Vergisi beyannameleri, hemen değerlendirmeye alınacak. Öncelikle düşük beyannameler ayrılacak. Aynı şekilde favök rasyoları ve sektör ortalamalarıyla çelişkili olan beyannameler de tek tek ayıklanacak. Mayıs ayından itibaren de bu beyannameler üzerinde çapraz kontroller başlatılacak. Bu işlem için yine otomasyon projesinin bir parçası olan Veri Ambarı’ndan yararlanılacak. Çapraz kontroller sırasında, beyan edilen gelir ile 2004 yılı içindeki harcamaları ve banka hareketleri karşılaştırılacak. Durumu şüpheli olan ve daha detaylı inceleme gerektirenler, bu defa vergi inceleme memurlarına havale edilecek.
Ev sahiplerine bilgisayarlı takip; Vergi kontrolleri sırasında, ev sahiplerinin durumu da ayrıca değerlendirilecek. 10 bini aşkın ev sahibinin geçen yıl mart ayında beyanname vermediğini tespit eden Gelir İdaresi, bu yıl VEDOP-2 ile birlikte çok daha kapsamlı bir inceleme gerçekleştirecek. Bu amaçla belediyelerden Emlak Vergisi beyanlarına göre birden fazla evi olanların listesi istendi. Yerel yönetimlerden gelen bilgiler veri ambarına yükleniyor. 15 Mart’a kadar sürecek beyan döneminin ardından gayrimenkul sermaye iradı beyannameleri ile Veri Ambarı’ndaki bilgiler karşılaştırılacak. Tespit edilen farklılıkların defterdarlıklara gönderileceği ve beyan edilmeyen kira gelirleri için ev sahiplerinin kapısının çalınacağı belirtiliyor.

Sanal Kumardan Vergi Alınacak

 Kredi kartlarıyla her ay ortalama 2 milyon doların yatırıldığı sanal kumarla yasal mücadeleye başlanıyor.
Oyun sitelerine yönelik çeşitli engellemelerin yanı sıra bu sitelerdeki oyunlara % 20 oranında şans oyunları vergisi geliyor. İnternette oynatılan yasadışı kumar ve bahis siteleriyle mücadele için oluşturulan kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan komiteler, alınacak önlemlere yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Gelirler Genel Müdürlüğü, bu sitelerde dönen paraların vergilendirilmesine yönelik yasal düzenleme için kolları sıvadı. Üst düzey bir yetkilinin verdiği bilgiye göre, sanal kumar da kredi kartları ve havaleler yoluyla vergi kapsamına alınacak. Bankalar ve diğer ilgili kuruluşlar, kredi kartı ya da bu oyunlara ilişkin havale ücretine şans oyunları vergisini de dahil edecek ve buna göre tahsilat yapacak. Sanal oyunlara, halen şans oyunlarına uygulanan % 10’luk oranın en az iki misli vergi getirilecek. Maliye, bu çerçevede yeni bir yasal düzenleme ile internette oynatılan kumar ve bahis sitelerine ödenen paralardan en az % 20 oranında şans oyunları vergisi alacak. Çalışmalar sırasında söz konusu sitelerin kredi kartları kullananlar kanalıyla takip edilmesi de gündeme geldi. Mücadele kapsamında kredi kartı sahiplerine de müeyyide uygulanması alternatifi tartışıldı. Ancak bankaların bunun hukuka aykırı olacağı yolunda görüş belirttiği öğrenildi. Öte yandan Milli Piyango İdaresi’nin yapısını yeniden düzenleyecek olan kanun taslağına özel hükümler konulması kararlaştırıldı. Bu çerçevede İdare, oyun ve çekilişlerin sanal ortamda oynatılması ile ilgili düzenleme yapmaya ve bunları denetlemeye yetkili kılınacak. İlgili kuruluş ve kişiler de oyunların yasadışı veya izinsiz oynatıldığı ortamlara erişimi engellemeye yönelik olarak İdare tarafından yapılacak düzenlemelere uymak zorunda bulunacak. Getirilecek hükümlere aykırı hareket edenlere de idari para ve hapis cezaları uygulanacak. Sanal kumar için oluşturulan komiteler, yeni mevzuatın ardından da teknik bazdaki çalışmalarına devam edecek. Bu şekilde, oyun sitelerinin yöntem değişikliğine giderek, Türkiye’de faaliyet göstermelerinin önüne geçilecek ve sanal kumar ile dinamik bir mücadele sergilenecek.

Çarşı-Pazar’dan Yeni Reyon

Beypazarı’nda ucuzluk pazarı olarak hizmet veren Çarşı-Pazar hizmette sınır tanımamay kararlı. Çarşı-Pazar şimdi de çeyiz hazırlama ve hazır çeyiz reyonu açarak yeni bir hizmete imza attı. Çarşı-Pazarın sahibi Hasan Bey yeniliklerin devam edeceğini ve hizmette sınır tanımayacaklarını söyledi.

BDDK El Koydu, Kredi Kartı Almak Zorlaşıyor

Yasal düzenlemenin yetersiz olmasından dolayı kullanıcı ile banka arasında birçok sorunun yaşandığı kredi kartlarına çekidüzen veriliyor.
Özellikle 2001 ekonomik krizinin ardından gün yüzüne çıkan ve bir türlü giderilemeyen kaosa son vermek için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu harekete geçti. BDDK’nın hazırladığı yasa taslağı ile hem banka hem de müşteri açısından limit, faiz ve güvenlik konularında önemli düzenlemeler getiriliyor. Tasarıya göre kredi kartı, müracaat olmadan düzenlenip gönderilemeyecek. Merkez veya şube dışında kart hazırlanmayacak. Sokakta, vapur gişesinde kart verilmesi uygulamasına son veriliyor. Kredi kartı limiti en fazla kazancın üç katı olacak. Limitin artırılması için kart sahibinin talepte bulunması şartı getiriliyor. Aynı yıl içinde borcunu dört kez ödemeyenin kartı iptal edilecek. BDDK, kredi kartlarında düzenlemeye giden yasa taslağını tamamladı. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener’e gönderilen taslağı basına açıklayan Kurum Başkanı Tevfik Bilgin, tasarıyı hazırlarken, olayın sosyal yönüne ağırlık verdiklerini söyledi. Bilgin, “İnsanlar kredi kartını hayatı idame ettirmek için bir araç olarak kullanmamalı. Hayatı kolaylaştırmak için kullanmalı. Bankalar açısından irrasyonel bir rekabet alanı ortaya çıktı. Artan şikayetler, mevzuat boşluğu, kartların takibe intikal oranı ve tüm toplumu ilgilendiren sosyal boyutu nedeniyle düzenleme yapma gereği duyduk.” dedi. Yasanın banka kartları ile ilgili düzenlemeleri de kapsadığını vurgulayan BDDK Başkanı, bu çerçevede bankaların da bazı hazırlıkları bulunduğunu ve yıl sonunda çipli kartlara geçiş yaşanabileceğini söyledi. Bilgin, 2006 yılından itibaren kartlı harcama yapılırken bir tür şifre (pin numarası) girileceğini, aksi takdirde alışverişin gerçekleşmeyeceğini ifade etti. BDDK Başkanı Bilgin’in daha önceden karşı çıktığı, gıda ve akaryakıt gibi kısa zamanlı tüketim maddelerinde taksitlendirme ile ilgili yasal bir düzenlemeye gidilmedi. Bilgin, sektörün buna tedbir almasına taraf olduklarını, ancak sıkıntılı bir durum oluşabileceğine kanaat getirdiklerinde kendilerinin müdahil olabileceklerini söyledi.
Türkiye’de 2004 Ocak’ta 20 milyon olan kredi kartı sayısı, 2005 Ocak’ta 27 milyona çıktı. Kredi kartı sayısı 1 yıl içinde 7 milyon arttı. Ortaya gayrı safi milli hasılanın yüzde 25’ine denk gelen 64 katrilyon liralık ciro çıktı. Takibe geçilen müşteri sayısı 37 bin 761 kişiye ulaşırken, takipteki alacak miktarı 61 trilyon lira oldu. Türkiye, ekonomik olarak birçok alanda geride kaldığı Avrupa’da kredi kartında 3. sıraya, kullanımda ise 10. sırada yerleşti. Taslak 52 maddeden oluşuyor. Kurum, taslak ile ilgili görüş ve önerileri 10 gün içinde alarak, Tüketici Günü olan 15 Mart’ta resmen Bakan Şener’e sunmak istiyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin, gazetecilerin sorusu üzerine, 1 milyar lira olarak belirlenen limitin ilk başta 500 milyon lira olduğunu söyledi. Bilgin, limitin 500 milyon lira olarak kalması halinde ‘gelirini düşük belirten birçok kesimin’ limit ile ilgili sıkıntıya düşeceğini belirterek, “Maalesef bazı meslek grupları, çok anlı şanlı meslek grupları, kredi kartı alamaz duruma gelebilir. 500 milyon da çok düşük kalabilir. Çünkü zarar ilan ediyorlar, biliyorsunuz.” diye konuştu. Hazırlanan taslak uyarınca, kart sahibinin talebi olmadan kart limiti artırılamayacak. Kartlar ve ek kartlar hamiline teslim edilmiş olmak kaydıyla, kart kullanılmasa dahi yıllık ücret vs. giderler alınabilecek. Taslağa göre, kredi kartları ile yapılan ve ‘nakit’ niteliği taşıyan malların alımına faiz uygulaması geliyor. Anında paraya dönüştürülebilir nitelikteki alışverişlerde bu uygulama yapılacak. Artık kart ile kuyumcudan altın, kumarhane masraflarını kartı ile karşılayan ve ticari amaç güden kredi kartlı alışverişlere faiz uygulaması yapılacak. Bunun yanında kredi kartlarına uygulanan faiz oranlarına da çekidüzen getiriliyor. Asgari ödemesi yapılan miktar düşüldükten sonra ve hesap kesim tarihi baz alınarak gecikme faizi uygulanacak. Bankalar başvuru tarihinden itibaren 20 gün içinde şikayet ve itirazlara cevap verecek. Kartın kaybolması veya çalınması durumunda, kart hamili kayıp bildirim anına kadar harcamanın 150 milyona kadar olan bölümünden sorumlu olacak. Bunun üzeri, kart çıkaranların sorumluluğunda olacak. İşyeri talep etmezse kimlik göstermek zorunluluğu kalkacak. Problem olması halinde sorumlu işyeri olacak. Aylık en az ödeme tutarı (asgari ödeme) toplam borcun yüzde 10’u kadar olacak.
‘İptal kararı bankalara bırakılmalı’
Bankalararası Kart Merkezi Genel Müdürü Sertaç Özinal, bankalara göre farklı sonuç doğuracağı için kart iptal kararının bankalara bırakılmasını istedi. Özinal, kayıp kartların bildiriminden önce yapılan harcamaların, sadece 150 YTL’sinden kart hamilinin sorumlu tutulmasının kötü niyetli kullanımı teşvik edebileceğini kaydetti.

Sözleşmeli Çiftçi Dönemi Başlıyor

Müzakerelerde Türkiye’yi en fazla zorlaması beklenen tarım sektörünün, AB’ye uyumunu sağlamak amacıyla Tarım Kanunu Tasarısı hazırlandı.
Geçen hafta Meclis’e gönderilen tasarıya göre Tarım Bakanlığı, belirlediği bölge ve havzalarda tarım yapan çiftçiyle sözleşme imzalayacak. Bölgeye dayalı üretim modelleri geliştirilerek, destekleme primleri buna göre dağıtılacak. Çok parçalı işletme modelinden Avrupa’daki gibi ‘ekonomik tarım işletmeleri’ne geçilecek. İşletme başına arazi büyüklüğü 55-60 dönümden 170-200 dönüme; hayvan varlığı ise 5’ten 40-50’ye çıkarılacak. Tasarı kabul edilirse sektör ilk geniş çaplı tarım yasasına kavuşmuş olacak. Tarım Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Erten, düzenleme ile hem toprak kaynaklarını korumayı hem de tarım işletmelerinde ‘ölçek ekonomisi’ne geçmeyi amaçladıklarını söyledi. “Bizdeki işletmeler çok parçalı olduğu için verim ve ekonomik getirileri AB’ye göre oldukça düşük.” diyen Erten, tarım işletmelerine en kısa zamanda Avrupa ile rekabet edebilir ve sürdürülebilir bir yapının kazandırılacağını vurguladı. Tasarıya göre, Tarım Bakanlığı, tarımsal faaliyetlerin uygun alanlarda yoğunlaşması ve entegre bir şekilde yürütülmesi için çeşitli bölge ve havzalar tespit edecek. Belirlenen yerlerde bakanlığın tavsiye ettiği ürünlere yönelen çiftçiye destek verilecek. Söz konusu bölgelerde üretim yapan çiftçiyle bakanlık arasında sözleşme imzalanacak. Tarafların sorumlulukları, uygulama ve esasları bakanlık tarafından düzenlenecek. Sözleşme dışı üretim yapılması durumunda çiftçiye yaptırım uygulanacak. Tasarı, tarımsal amaçlı kooperatifler ile birliklerin amaçlarına uygun işbirliği yapmaları ve koordineli bir şekilde çalışmaları için gerekli tedbirlerin alınmasını içeriyor. Bu işbirliği ve koordinasyonu sağlayacak mekanizmaları bakanlık kuracak. Gıda güvenliğinin korunması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması görevi yine Tarım Bakanlığı’na veriliyor. Biyogüvenliğin sağlanması ve gen yapısı değiştirilmiş ürünler üzerinde düzenleme yapma yetkisi bakanlıkta olacak. Yetki karmaşasına sebep olan kırsal kesimin kalkınmasına yönelik tedbirlerin alınmasında da tek yetkili Tarım Bakanlığı. Doğrudan gelir desteği yıllık hesaplanacak. Haksız yere para alanlar, 5 yıl desteklemeden yararlanamayacak. 2004 yılı doğrudan gelir desteği, 2005 ve 2006’da yürürlükteki mevzuata göre ödenmeye devam edecek. 2005 destekleri ise yeni düzenlemeye göre yapılacak. Çiftçi Kayıt Sistemi’nin altyapısı oluşturulacak. Tarımsal işletmelerin ve verilen desteklerin kayıt altına alınması için arazi, çiftçi ve hayvan kimliklerinin yer aldığı ‘tarımsal veri tabanı’ oluşturulacak. Bu çerçevede tarımsal işletmelerin gelir ve giderlerine ilişkin kayıtlar toplanarak, ‘çiftlik muhasebe veri ağı’ kurulacak. Diğer maddeler şöyle:
Bakanlık, hangi ürünün neden yetiştirileceğini belirleyecek. Doğal biyolojik kaynakların korunması, gıda güvenliği ve güvencesi sağlanacak. Tarım danışmanlığı uygulaması yaygınlaştırılacak. Tarım ve tarım dışı istihdam geliştirilecek. Kadın ve gençlerin eğitim ve girişimcilik düzeyi yükseltilecek. Bazı tarım hizmetleri özel sektöre devredilecek. Tarım destekleme programları çeşitlendirilecek. Bu amaçla ‘Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu’ oluşturulacak.
Üretici tütün ve fındıktan vazgeçmedi
Tütün ve fındık ekim alanlarının daraltılmasını amaçlayan ‘Alternatif Ürün Projesi’nde bütün gayretlere rağmen istenilen sonuca ulaşılamıyor. Fındıkta 2003, tütünde 2002’de başlatılan projeye üreticiler mesafeli. Vatandaşların fındıktan vazgeçmesi sonucu doğabilecek zararın Dünya Bankası’nca karşılanmasına rağmen 2003’te sadece 773 fındık ve tütün üreticisi alternatif ürüne geçti. Bu rakam geçen yıl ise 337’ye düştü. Tarım Bakanı Sami Güçlü, soru önergesine verdiği cevapta, 2002’de 4 bin 769 tütün üreticisinin 22 bin 708 dekar; 2003’te 340 fındık üreticisinin 4 bin 124 dekar, 433 tütün üreticisinin 2 bin 172 dekar; 2004’te 60 fındık üreticisinin 825 dekar, 277 tütün üreticisinin ise 333 dekar için başvurduğunu açıkladı. Tarımsal Reform Uygulama Projesi kapsamında, tütün üreticilerine girdi-bakım-hasat masrafı olarak dekara 80 dolar; fındık üreticilerine fındık sökümü için dekara 65 dolar, girdi-bakım-hasat gideri içinse dekara 135 dolar hibe ödemesi yapılıyor.

Alevilik Ders Kitaplarında Yer Alacak

Alevilik, önümüzdeki yıl ders kitaplarına giriyor. Toplamı 19 sayfadan oluşan 'Alevilik' fasikülü lise eğitiminin 4 yıla çıkarılacak olması gözönüne alınarak hazırlandı. Lise birinci sınıfın müfredatına Alevilik ile bağlantılı iki ünite eklendi.
Alevilik, 2005-2006 eğitim-öğretim yılında Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarına giriyor. Toplam 19 sayfadan oluşan 'Alevilik fasikülü', lise eğitiminin 4 yıla çıkarılmasını öngören proje dikkate alınarak 4 bölüm halinde hazırlandı. Alevilik ders konuları, Talim ve Terbiye Kurulu'nun incelemesinden sonra Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in imzasına sunulacak.
'Alevilik' üniteleri; Lise 1.sınıfın müfredatına Alevilik ile bağlantılı iki ünite eklenirken, bu ünitelerde Hz.Muhammed'in kızı Hz.Fatıma ve Hacı Bektaş-ı Veli ile bilgilere yer verildi. Lise 2.sınıf müfredatına giren iki ünitede ise Hacı Bektaş-ı Veli'nin Tanrı anlayışı ile Hz. Ali'nin örnek şahsiyeti ve ibadetlere verdiği önem işlendi. Lise 3.sınıf müfredatında Alevi-Bektaşi kültüründeki Hz.Muhammed sevgisine yönelik nitelemeler ve şiirlerden örnekler verildi. Lise 4.sınıf müfredatında ise Alevilik ve Bektaşilik düşüncesinin tarihi ve dayandığı temel ilkeler 'İslam Düşüncesinde Tasavvufi Yorumlar' başlığı altında anlatıldı.
Örnek şahsiyet Hz. Ali
Lise 2 müfredatında yer alan "Hz.Ali'nin örnek şahsiyeti ve ibadetlere verdiği önem" adlı okuma parçasında, Hz. Ali'nin hayatı Hz.Muhammed ile ilişkilendirilerek anlatıldı. Hz.Muhammed'in ismi yerine 'Hz.Peygamber' ifadesinin tercih edildiği okuma parçasında Hz. Ali'nin kişilik özellikleri övülürken, "Sevgili Peygamberimiz onun ilmi ile ilgili şöyle demiştir: 'Ey Ali ben ilmin şehriyim, sen ise onun kapısısın' sözüne yer verildi. Hz. Ali'nin Kur-an'ı Kerim ayetlerinin tamamını ezbere bildiği aktarılırken, onun Kur-an hakkında söylediği şu sözlere değinildi: "Allah'ın kitabına sarılın, sağlam ip, apaçık ışık, fayda veren şifa, susuzları kandıran su odur" "Kur-an'ı öğrenin. O sözlerin en güzelidir. Hükümlerini belleyin. Çünkü o belleyiş gönüllerin ilkbaharıdır."
4 sayfalık okuma parçasında ayrıca, Hz.Ali'nin Hz.Peygamber'den 586 hadis rivayet ettiği kaydedilirken, günlük ibadetler konusunda son derece titiz ve takva sahibi olduğuna dikkat çekildi.
Ehl-i Beyt sevgisi
Alevilik inancının tanımı ve özelliklerine ise lise 3.sınıf müfredatında girildi. "Kültürümüzde Ehl-i Beyt Sevgisi" başlığı altında Alevilik için 'daha çok sufi ve mistik bir kalıp içerisinde şekillenen sözlü kültürün din anlayışını temsil etmektedir" denildi. Alevi-Bektaşi inancının özünü Hz.Ali ve Ehl-i Beyt sevgisinin oluşturduğu belirtilerek, sözlükte 'ev halkı' anlamına gelen Ehl-i Beyt'in Alevilik'te 'Hz.Peygamber'in evi ve ailesi için kullanıldığı' kaydedildi.
Hz.Peygamber, Hz.Fatıma, Hz.Ali, Hz.Hasan ve Hz.Hüseyin'den oluşan Ehl-i Beyt'e sadece Alevi-Bektaşiler arasında değil, bütün müslümanlar arasında saygı duyulduğu anlatıldı. Alevi-Bektaşilere göre Hz.Peygamber'in ümmetini Ehl-i Beyt'ten en sevdiği Hz.Ali'ye emanet ettiği, Aleviliğin Ehl-i Beyt'e olan sevginin bir simgesi olduğu söylenirken, Ehl-i Beyt sevgisinin 'birleştirici' yönüne vurgu yapıldı. Okuma parçasında "Böyle bir Ehl-i Beyt sevgisi aslında ayrılığın değil, birleşmenin, yetmiş iki milleti bir görmenin, dostluğun, haksızlığa karşı çıkmanın ve mazlumun yanında yer almanın sembolüdür" ifadesi yer aldı.
'Kızılbaş' kavramı
Lise 4.sınıfta "Alevilik-Bektaşilik Düşüncesi", İslam Düşüncesinde bir tasavvufi yorum olarak anlatıldı. Alevi'nin Arapça bir kelime olduğu ve sözlükte Ali'ye mensup, Ali taraftarı, Ali'yi seven, sayan ve ona bağlı olan, Ali'ye ait ve Ali'nin soyundan gelen anlamlarında kullanıldığı kaydedildi. Buna karşılık tasavvufta "tarikat silsilesi Hz.Ali kanalıyla Hz.Peygamber'e ulaşan tarikatlara Alevi denildiği" belirtilirken, Kızılbaşlık kavramına da açıklık getirildi. Anadolu'da konar-göçer hayatı yaşayan ve yarı yerleşik hayata geçen bazı Türk boylarına, Şah İsmail'in yanında yer almaları dolayısıyla önceleri Kızılbaş kavramı kullanıldığı aktarılırken şöyle denildi: "Ancak Bektaşi, Kızılbaş, Tahtacı, Kalenderi, Hurufi, Işıklar, Haydari, Babai ve diğer gruplar için 19.asırdan itibaren genel anlamda Alevilik kullanılmaya başlanmıştır."
Bektaşilik bir tarikat
Hacı Bektaş-ı Veli, lise 1.sınıf müfredatında "Ahmet
Yesevi'nin halifelerinden Lokman Perende tarafından yetiştirilen ve İslam'ı yaymak üzere Anadolu'ya gönderilmiş" bir Yesevi dervişi olarak nitelendi. Hacı Bektaş-ı Veli'nin Suluca Karacahöyük'te bir tekke kurarak hayatını Anadolu'nun Türkleşmesine ve İslamlaşmasına adadığı, bu ocakta yetiştirdiği yüzlerce öğrencinin Anadolu ve Balkanların İslamlaşmasında büyük rol oynadığı belirtildi. Lise 2.sınıfta Hacı Bektaş-ı Veli'nin 'Makalat' eserindeki Tanrı anlayışına değinilirken eserden "Şimdi biliniz ki, Allah'ın birliğine inanmak, onun buyruğunu tutmak, sakının dediğinden sakınmak imandandır" alıntısı yapıldı. 4.sınıf müfredatında yer alan "İslam Düşüncesinde Tasavvufi Yorumlar" ünitesinde, Bektaşilik "Hacı Bektaşı Veli'nin tasavvufi fikirleri çerçevesinde teşekkül etmiş bir tarikat" olarak tanımlandı. Bektaşilik'in kuruluşundan birkaç asır sonra Anadolu'da ve Rumeli'nde yayılan büyük tarikatlardan birisi haline geldiği ifade edildi.

Milli Eğitim, elektronik imzaya geçiyor

Milli Eğitim, e-devlet projesi kapsamında önemli bir uygulama başlatıyor. Bir süredir öğretmen atama ve tayin başvurularını sanal ortamdan alan bakanlık, tüm yazışmaları elektronik ortama taşıyacak. Kağıt kullanılmayacak projede bürokratların ‘Evrak kayıp, bize ulaşmadı’ bahaneleri de ortadan kalkacak.
Milli Eğitim Bakanlığı, bünyesinde döner sermaye işletmesi bulunan bin 10 mesleki ve teknik lise ile bütün yazışmaları elektronik ortamda gerçekleştirecek. 1 Nisan’dan itibaren pilot olarak seçilen bu okullara kağıtla hiçbir yazı gönderilmeyecek, bu okullardan kağıtla gelen yazılar işleme alınmayacak. Milli Eğitim Bakanlığı, e-devlet ve e-imza konusunda önemli bir uygulamayı hayata geçiriyor. İki yıldır öğretmen atama ve tayin başvurularını internetten alan bakanlık, şimdi tüm yazışmaları elektronik ortama taşımaya hazırlanıyor. ‘Kağıt kullanımına son’ sloganıyla bakanlık İşletmeler Dairesi’nin öncülük ettiği “Döner Sermaye İşletmeleri e-İletişim ve e-Arşiv Sistemi (DöSeNet projesi)”, döner sermayeli bin 10 okul ile bu okulların bağlı olduğu 81 il ve 276 ilçe milli eğitim müdürlüğünü kapsıyor. ‘Kırtasiyeciliğin ve bürokratik işlemlerin azaltılması’ amacıyla hayata geçirilen proje sayesinde Kars’ın Kağızman ilçesindeki Mesleki Eğitim Merkezi’ne daha önce 15-30 günde giden bakanlığın bir yazısı 30 saniyede ulaşacak. Bakanlık bu işlemleri kendi hazırladığı ve chat’leşmek için kullanılan ‘messenger’a benzeyen özel bir yazma ve gönderme programı ile gerçekleştirecek. Programda her kullanıcının adı ve görevi yazılacak ve kullanıcılar sadece kendisinde olan şifreyle programa girebilecek. Bakanlık, gönderdiği yazının okunup okunmadığını ve ne zaman okunduğunu yeni sistem sayesinde saniyesi saniyesine görecek. Böylece ‘evrak kayboldu, bize gelmedi, geç geldi’ gibi şikayetler ortadan kalkacak. Pilot okullar da bakanlığın istediği bilgi ve belgelerle, bakanlıktan soracaklarını aynı sistemle elektronik olarak chat yapar gibi bakanlığa iletecek. Yani pilot okullarla İşletmeler Dairesi çalışanları internette chat yapma kolaylığında birbiriyle iletişim kuracak. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in talimatıyla 2006 yılı başından itibaren mesleki ve teknik liseler öncelikli olmak üzere bütün okullara elektronik sistemin yaygınlaştırılması planlanıyor. Proje için hazırlanan program sayesinde İşletmeler Dairesi’ndeki bütün yazışmalar da elektronik ortamda yapılacak. Daire başkanı, uygun bulduğu yazıyı elektronik ortamda imzasını atarak, ister bütün okulları isterse belirli okulları seçerek buralara bir tuşla ulaştıracak. Daire başkanı yazıları beğenmezse üzerinde düzeltmeler yaparak şube müdürü ve şefe iade de edebilecek. Aynı yöntem bir genel müdür veya bakan imzaları için de geçerli olacak. Bütün yazışma işlemlerinin bilgisayarla yapılacak olması sayesinde ‘bir yazı için 5-6 kağıt harcamak, imza kartonu ile şube müdürü ve daire başkanına götürüp imzasını beklemek’ gibi sorunlar ortadan kalkacak. Tozlu arşiv odaları ortadan kalkacak, bunun yerine birkaç odayı kaplayan evraklar, birkaç CD içinde saklanabilecek. Arşiv odası ve arşiv görevlisi ihtiyacı kalmayacak. Kırtasiye, PTT, kargo, telefon, faks gibi giderler ortadan kalkacak. MEB Müsteşar Yardımcısı Mehmet Temel, DöSeNet projesinin, ‘yazışmaların internet altyapısı üzerinden elektronik olarak yapılmasını ve arşivlenmesini sağlayan e-devlet uygulamasının küçük bir örneği’ olduğunu söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı İşletmeler Dairesi Başkanı Recep Işık, evrak gelmeyeceği için gelen-giden evrak bürosunu kapatacaklarını söyledi. Işık, döner sermayeli okulların her yıl bin çuval Sayıştay’a, bin çuval Maliye’ye, 500 çuval da kendilerine evrak gönderdiğini ifade ederek, Maliye ve Sayıştay’a da artık CD ortamında evrakları gönderdiklerini söyledi. Sistemde sonsuz bir güvenlik yapısının bulunduğunu kaydeden Işık, “Bizdeki 1024 bit düzeyinde bir şifreleme, Türkiye’de yok.” diye konuştu.

İmamlar ‘Dinî Hizmet İçin Vatandaşın Ayağına Gidecek

 Diyanet İşleri Başkanlığı, din hizmeti vermek için halkın camilere gelmesini beklemek yerine halkın ayağına gidecek. Diyanet tarafından yayınlanan genelgeyle, din görevlilerinden camilerde verilen din hizmetine paralel olarak cami dışındaki yerlerde de halkın aydınlatılmasını ve gerekli din eğitiminin verilmesi istendi.
Genelgeye göre cezaevleri, tutukevleri, huzurevleri, ıslahevleri müftü ve vaizler tarafından ziyaret edilerek, moral verilecek. Diyanet imamlardan, camilerde verilen din hizmetine paralel olarak cami dışındaki yerlerde de daha aktif olunmasını istiyor.
Yayınlanan genelgede din görevlilerinden, “cami dışı din hizmetleri” başlığı altında cami dışında din hizmetlerini yerine getirmeleri talep ediliyor. Yerel basın, radyo ve televizyonların iyi değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Diyanet, her hafta cuma günleri radyo ve televizyonlarda müftü, vaiz ve diğer personelden yetenekli olanlara dinî konuşmalar yapmalarını, gazetelere mesleki makale ve araştırma hazırlamalarını öğütlüyor. Yine müftülüklerce tertiplenen konferans, panel ve açık oturumların yanı sıra dinî gün ve gecelerde mahalli radyo, televizyon ve gazetelerle ortak programlar hazırlanarak bu programlar önceden halka duyurulacak. Geçmişten beri devam ettirilen ceza ve tutukevlerindeki din hizmetleri genişletilerek devam ettirilecek. Ceza ve tutukevlerine ziyaretler yapılarak mahkumlara din hizmeti sunulacak. Bu hizmetin ifasında müftü ve vaizlerin yanında uzman personelden de istifade edilecek. Bilhassa mübarek gün ve gecelerde cezaevleri ziyaret edilecek, manevi bir yaklaşımla günün manâ ve önemi cezaevi sakinlerine anlatılacak. Diyanet en çok ilgiye muhtaç olan huzurevlerini de ihmal etmiyor. Yine iş yoğunluğu nedeniyle camiye gelemeyen işçilerin çalıştıkları fabrikalar da hizmet verilecek yerler listesinde yer alıyor. Müftüler, din hizmetinin esnaf kuruluşları, memur ve işçi sendikaları ile fabrikalarda çalışanlara götürülebilmesi için, ilgili kimselerle işbirliği yaparak müşterek program hazırlayacak. Bu programın gereği olarak uygun fabrika ve işyerlerinde konferanslar verilecek.

Orta Anadolu Desing 24-05-2006 01:00:00

Tel:0.312.762 51 63 Fax:0.312.762 67 70

 

Kampanyalar

İletişim Şirket Haberleri Şirket Hakkında Şirket Faaliyetleri Site Haritası

Bu web sitesi ile ilgili soru veya görüşlerinizi ortaanadolu@ortaanadoluas.com adresine gönderin.

Telif hakkı © 2005 ORTA ANADOLU GAZETECİLİK REKLAMCILIK MATBAACILIK İNŞAAT MADENCİLİK TURİZM S.K. TAAHHÜT PAZARLAMA SANAYİ ve TİC. A.Ş.

mail adres             Web adres