GAZETE SAYI 136

Gazetemizin haber scriptine  www.yeniyildizgazetesi.com adresinden ulaşabilirsiniz

Ana Sayfa
Reklamcılık
Matbaacılık
Gazetecilik
Kitap&Kırtasiye
Web&Hosting Hizmeti
Bilgisayar
Hediyelik Eşya
Mail Form
Sitemizi Tavsiye et
Anket
Ziyaretçi Defteri
Forum
Chat
Messenger
Link Bankası
E-Kart
Size Özel
İlanlarınız
Resim Galerisi
Beypazarı Tanıtım
Açılış Sayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
 
 
 
 
 
 
 

HAKLI OLANIN VE

HAKLININ YANINDA,

HAKKIN SESİ

HAKLININ SESİ


Gazetemiz Yeni Yıldız

ayrı bir sitede

Gazetemiz Yeni Yıldız bu web sitemiz içinde değil artık ayrı bir sitede yayınına başladı. Gazetemizin yeni adresi linkler sayfamızda.

 

Yeni Yıldız Gazetesi

Bağlantı Sayfaları

Tarihçesi
Yayın Bölgesi
Temsilciler
Künye
Gazete Kadrosu
Abone Formu
Yazarlar
Şairler
Araştırma Yazıları
Şifalı Bitkiler
Eğitim
Sağlık
Çocuk Köşesi
Kadın Köşesi
Arşiv
Reklamlar
İlanlar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Küçük Birikimleri Yatırıma Dönüştüren Kuruluş

 

YENİ YILDIZ

HAFTALIK MÜSTAKİL SİYASİ BÖLGE GAZETESİ 

 ‘’Haklı Olanın ve Haklının Yanında,  Hakkın Sesi, Haklının Sesi’’

27 Mayıs 2005 Cuma Yıl:3 Sayı:136  Fiyatı:500.000.- TL 50.- YKr

BEYPAZARI,  AYAŞ, GÜDÜL, NALLIHAN, SİNCAN, ETİMESGUT, YENİKENT, KIBRISCIK, SEBEN, İLÇE ve BELDELERİ

www.ortaanadoluas.com   *ortaanadolu@ortaanadoluas.com
HABERLER

İkinci el, havaların ısınmasıyla hareketlendi... İşte fiyatlar...

İkinci el, havaların ısınmasıyla hareketlendi... İşte fiyatlar...
Sıfır otomobillerdeki kampanyalı cazip fiyatlar yüzünden büyük darbe yediği belirtilen "ikinci el" otomobil piyasasının, yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte hareketlenmeye başladığı bildirildi.
Bursa Oto-Koop Başkanı Rasim Hazar, "ikinci el" piyasasında son günlerde bir kıpırdanma yaşandığını, ancak sıfır otomobillerle "ikinci el" otomobiller arasındaki fiyat farkının azalmasından dolayı geçmiş yıllardaki hareketliliğin çok uzağında olduklarını söyledi.
Hazar, geçmişte bahar aylarıyla birlikte Oto-Koop’un dolup taştığını anımsatırken, oysa bu kez, ziyaretçi sayısının birkaç ay öncesine göre sadece yüzde 30 dolayında arttığını vurguladı.
Sıfır otomobillerdeki kampanyalı cazip fiyatlar nedeniyle piyasanın doyduğunu, müşterinin de tercihini bu yönde kullandığını ifade eden Hazar, bu durumun ikinci el otomobil satışlarına büyük darbe vurduğunu kaydetti.
Hazar, "İkinci el"de "Doğan", "Şahin", "Kartal", "Broadway" gibi modeli düşük otomobillerin, fiyat avantajı açısından daha çok alıcı bulduğuna işaret ederek, "Yaza otomobille girmek isteyen vatandaşlar, piyasaya biraz canlılık getirdi. Yüksek modelli araçlarda geçen yıla göre 2-3 bin YTL düşüş var. Buna rağmen, eski satışları arıyoruz" dedi.
Bursa Oto-Koop’ta, bazı modellerde ikinci el otomobil fiyatları ise şöyle:
Marka Model En düşük (YTL) En yüksek (YTL)
Doğan 2001 12.000 13.000
Şahin 2001 11.000 12.000
Palio 1.2 2001 12.000 13.000
Renault Clio Symbol RNA 2001 13.000 14.000
Renault Clio HB 2001 14.000 15.000
Renault 1.4 RNA 2001 12.000 13.000
Renault Megan RTX 2000 17.000 18.000
Ford Focus Ambiente 2001 17.000 18.000
Opel Astra CD 2000 17.500 18.500
Opel Corsa 1.2 2001 15.000 16.000
Honda Civic 1.6 2001 17.000 18.000
Hyundai 1.3 2001 11.500 12.000
Hyundai 1.3 lx 2001 12.000 12.500
Toyota Corolla (Terra) 2001 15.000 16.000
Volkswagen Bora 2001 22.000 23.000
Passat Trendline 2001 24.000 25.000

BEYPAZARI LİSESİNDEN TİYATRO VE ŞİİR DİNLETİSİ

19 Mayıs Ataürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Beypazarı Lisesi tiyatro gösterisi ve şiir dinletisi düzenledi.
26 Mayıs 2005 Perşembe günü 3 perdelik Ali Yörük tarafından kaleme alınan Çatallı Köy adlı oyun sahneye kondu.
27 Mayıs 2005 Cuma günü Ticaret Meslek Lisesi Salonunda saat 8’de Bir Bahar akşamı adlı şiir dinletisi ve Söğütlü Köyün Öğretmeni adlı Tiyatro gösterisi sunulacak.

KAYMAKAMLIKTAN FAKİR GENÇLERE DÜĞÜN

Beypazarı Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Beypazarı’ndaki fakir gençlerin evlendirilebilmeleri amacıyla 25 Haziran 2005 tarihinde düğün merasimi düzenleyecek. Bu sebeple yapılacak merasimde düğünlerini yaptırmak isteyen ihtiyaç sahibi gençlerin 17 Haziran 2005 tarihine kadar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığına şahsen başvurmaları isteniyor.

KARAGÖL’DE ŞENLİK VAR

28.05.2005-29.05.2005 tarihleri arasında Kıbrıscık Karagöl’de geleneksel hale gelen Karagöl Şenlikleri kutlanacak.
Her yıl düzenlenen Karagöl Şenlikleri bu yıl Kıbrıscık Belediyesi tarafından organize ediliyor.
Şenlikler’e Kıbrıscıklı olup Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerine giden binlerce insanın buluşması ve kaynaşmasını da sağlıyor.

Muhtarlara yüzde 100 zam

 Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu'nun, muhtar maaşlarının yüzde 100 artırılmasını kararlaştırdığını açıkladı.
Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu'nun ardından toplantının gündemine ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye'de yaklaşık 60 bin muhtar bulunduğunu dile getirerek, muhtarların aldıkları maaşın yüzde 100 artırıldığını, Maliye Bakanlığı'nın kararnameyi hazırlayacağını, süratle çıkacağını belirtti.
Mayıs ayından itibaren, özellikle Adana dahil olmak üzere, güney bölgelerinde hasada başlandığını anımsatan Çiçek, ''buğday taban fiyatları ne kadar erken açıklanabilirse, çiftçilerimizin önünü görebilmeleri, Toprak Mahsulleri Ofisi'ne veya tüccara malını satabilmesi açısından taban fiyatın belirlenmesi gerekmektedir. Hükümet olarak, bugün bununla ilgili çok etraflı bir değerlendirme yaptık. Rakamları ben açıklamayacağım, yarın Başbakan grup toplantısında bunu açıklayacaktır" dedi.
Çiçek, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, iç ve dış siyasi gelişmelerle ilgili bilgi verdiğini belirterek, hükümet olarak, bu konuda değerlendirmelerde bulunduklarını anlattı.

Ekonomi büyüyor, yoksulluk artıyor

Türkiye ekonomisindeki büyümeye rağmen yşoksullların sayısı ve oranı artıyor. AKP’nin iktidarının ilk yılı olan 2003’te Türkiye’deki yoksulluk oranı yüzde 26.96’dan yüzde 28.12’ye, yoksul fert sayısı ise 18 milyon 441 binden 19 milyon 458 bine kadar yükseldi. Yoksulluk oranı kırsal kesimde yaşayanlar arasında yüzde 37.13, kentlerde ise yüzde 22.3 olarak gerçekleşti. Türkiye genilinde 894 bin kişinin ise açlık çektiği belirlendi. Kentlerde açlık çeken nüfusun oranı azalırken kırsal kesimde yüzde 2.15’e kadar yükseldi.
Devlet İstatistik Enstitüsü, 2003 yılı Hanehalkı Bütçe Anketi sonuçlarına göre hazırladığı "Yoksulluk Çalışması 2003"ün sonuçlarını açıkladı.
Buna göre Türkiye ekonomisinin yüzde 5.9 oranında büyüdüğü ve sıkı bir IMF programı uygulanan 2003 yılında Türkiye’deki yoksulluk, 2001 krizinin izlerinin henüz silinemediği 2002 yılına göre bile önemli ölçüde arttı.
AÇLIK ÇEKENLER

2002 yılında yüzde 1.35 olan Türkiye genelindeki açlık
çeken fertlerin oranı 2003 yılında yüzde 1.29’a geriledi. Ancak kentlerde yükde 0.92’den yüzde 0.74’e gerileyen açlık çeken fertlerin oranı kırsal kesimde yüzde 2.01’den yüzde 2.15’e kadar çıktı. IMF programlarıyla tarımsal desteklemelerin önemli ölçüde azaltılmasının kırsal kesimdeki açlık çeken insan sayısını artırdığı gözleniyor. Sayısal olarak bakıldığında ise 2003 yılı itibariyle 311 bini kentlerde, 584 bini ise kırsal
kesimde olmak üzere toplam 894 bin kişi açlık sınırının altında yaşamını sürdürüyor.
YOKSULLUK SINIRININ ALTINDAKİLER
Yüzde 6.5’likf aiz dışı fazla sağlamak amacıyla kamunun harcamalarının azaltıldığı, ücretlerin baskı altında tutulduğu 2003 yılında Türkiye’de yoksulluk sınırının altında yaşayan
nüfus 1 milyondan fazla artarak 18 milyon 441 binden 19 milyon 458 bine kadar çıktı. Bu Türkiye nüfusunun yüzde 28.12’yle yaklaşık üçte birinin yoksulluk sınırının altında yaşadığınğı gösteriyor. Araştırmanın sonuçlarına göre kentlerde yoksulluk sınırı altında yaşayan fert sayısı 2003 yılında 9 milyon 11 binden 9 milyon 377 bine, kırsal kesimdeki yokksulların sayısı ise 9 milyon 429 binden 10 milyon 81 bine kadar yükseldi. Kentlerde yaşayan her 100 kişiden 22.3’ünün, kırsal kesimde yaşayanların ise 37.13’ünün yoksulluk sınırının altında yaşamını sürdürdüğü ortaya çıktı. 2002 yılında kentlerdeki yoksulluk oranı yüzde 21.95, kırsal kesimde ise yüzde 34.48 düzeyinde bulunuyordu. Yoksulluğun, kentlere göre daha yüksek bir yoksulluk yaşanan kırsal kesimde giderek daha fazla yaygınlaştığı gözlendi. DİE, kırsal yerleşim yerlerinde yaşayanların yoksulluk riskinin kentsel yerlere göre daha fazla olduğuna dikkat çekti.
1 DOLARIN ALTI
Araştırma soruçlarına göre Türkiye genelinde nüfusun yüzde 0.01’i (9 bin kişi) satınalma gücü paritesine göre günlük bir
doların altında bir harcama yapabiliyor. Satınalma gücü paritesine göre nüfusun yüzde 2.39’u 2.15 doların, yüzde 23.75’i ise 4.3 doların altında harcanabilir gelire sahip bulunuyor. DİE hesaplamayı yaparken satınalma gücü pharitesine göre dolar kurunu 2002 yılı için 618 bin 281 bin, 2003 yılı için de 732 bin 480 lira olarak esas aldı. DİE’ye göre 2002 yılında yüzde 14.74 olan göreli yoksulluk oranı ise 2003 yılında yüzde 15.51’e kadar çıktı. Buna göre Türkiye’de toplam 10 milyon 730 bin kişi göreli yoksul konumunda bulunuyor. Göreli yoksulların 4 milyon 651 bini kentlherde 5 milyon 996 bini ise kırsal kesimde yaşıyor.

Buğday üreticisine kilo başına 30 bin lira prim

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, buğday üreticisine kilo başına 30 bin lira prim desteği verileceğini açıkladı.
Erdoğan, AK Parti Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türk çiftçisinin beklediği tarım ve hububat konusuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Artık kamunun piyasayı düzenleme görevinin yüklü görev zararları ve finansman maliyeti ile sürdürülmesi anlayışını kabul etmediklerini ifade eden Erdoğan, "Bu, toplumun bir kesiminden haksızca alıp diğer bir kesime farklı gerekçelerle verme mantığı geçmişte kalmıştır" dedi.
Bu yıl hububatta geçen yıl olduğu gibi verimde ve kalitede bereketli bir hasat sezonu beklediklerini kaydeden Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Çünkü hükümetiniz 3 yıldır, Cumhuriyet tarihinin en büyük sertifikalı tohumluk kullanımını 240 bin ton olarak gerçekleştirmiştir. Ayrıca bu süre içerisinde sürdürdüğümüz süne mücadelesinin sonucu olarak da yıllık bir milyon tonun üzerinde kaliteli buğday ithalatı yapan ülkemiz artık buğday ithal etmemektedir. Bu da yetmemiş, ülkemiz dünya un ihracatında ikinci sıraya oturmuştur.
Bundan sonra Türkiye buğday ithal eden değil, dünyaya kaliteli buğday ve ürünlerini ihracat eden bir ülke olacaktır. Hedefimiz, bulunduğumuz coğrafyayı dünyada hububat üssü konumuna getirmektir." -"10 TONU PEŞİN ÖDENECEK"- Başbakan Erdoğan, bu yıl, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin oluşmuş piyasa normları üzerinden alım yapacağını ifade etti. 10 tona kadar olan alımlarda çiftçiye peşin ödeme yapılacağını belirten Erdoğan, "Her çiftçiden maksimum alım 30 tondur. 10 tonu peşin ödenecek, kalan kısmın bedeli ise 30 gün vadeli olacaktır" dedi.
Hükümet olarak her çiftçiye, kamu ve özel sektöre sattığı ürün için kilo başına 30 bin lira prim desteği verileceğini de açıklayan Erdoğan, "Böylece, diyelim ki çiftçimiz birinci sınıf ekmelik buğdayını 350 bin liraya sattıysa, bunu belgelemesi halinde 30 bin lira da prim alacaktır" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, bu uygulamayla tarımda kayıt dışılığın da önleneceğini belirtti. Erdoğan, özel sektöre satılan hububatın TMO’ya kaydının yapılması halinde prim desteği verileceğini, böylece hububattaki ticaretin tümüyle kayıt altına gireceğini söyledi.

BEYPAZARI FESTİVALE HAZIRLANIYOR

Her yıl Geleneksel olarak kutlanan Beypazarı Tarihi Evler, El Sanatları, Havuç ve Güveç Festivali Gelecek hafta 4-5 Haziran tarihleri arasında yapılacak.Festivale Japonlarda katılıyor.

Kellik babadan değil, anneden geliyor

 ALMAN bilim adamları tarafından yapılan bir araştırmada, erkeklerde kalıtsal kelliğin sanıldığının aksine babanın genlerinden değil, annenin genlerinden kaynaklandığı ortaya çıktı.
Bonn Üniversitesi uzmanlarının yürüttüğü çalışmaya göre, X kromozomu üzerindeki bir gen erkeklerde kelliğe neden oluyor. Erkeklerin ise X kromozomunu annelerinden aldığı biliniyor; ancak kadınlar bu kromozomu hem anneden hem de babadan alıyor. Bu nedenle kellik söz konusu olduğunda, erkeklerin babadan ziyade annelerinin babasına benzeyeceği ifade edildi.
X kromozomu üzerinde bulunan söz konusu genin, erkeklik hormonlarını harekete geçiren androjen reseptörlerini etkilediği ve gendeki bozulmanın da erkeklerde saç kaybına neden olduğu belirtildi.
Kalıtsal faktörlerin kelliğe neden olduğu bilinmesine rağmen, bunda hangi genlerin etkili olduğu tam olarak anlaşılamıyordu.
’BAŞKA GENLER DE ETKİLİ OLUYOR’
Prof. Markus Nothen başkanlığındaki bir ekip tarafından yürütülen son araştırmada, 60 yaşını geçmesine rağmen gür saçlı olan erkeklerle kıyaslandığında, erken yaşta kelleşmeye başlayan erkeklerde, saç dökülmesine neden olan bu genden çok daha fazla bulunduğu kaydedildi.
Nothen bununla birlikte, kelliğin sadece tek bir genden kaynaklanmayacağını ve diğer genlerin de bunda rol oynadığını düşündüklerini söyleyerek, bu konudaki araştırmaların genişletilmesi gerektiğini vurguladı.
SAÇ BAKIMI VE KELLİKLE İLGİLİ YANLIŞ İNANIŞLAR
İngiliz The Independent gazetesinin konuyla ilgili haberinde, kellik ve saç bakımı ile ilgili yanlış inanışlar da şu şekilde sıralandı:
- Şapka takmak kelliğe neden olur - Tarak yerine fırça kullanmak saç dökülmesini artırır - Kurutma makinesi saç kaybına yol açar - Her gün yıkamak saçları döker - Güneş altında fazla durmak dökülmeye neden olur - Kafa derisinin aşırı terlemesi de saç kaybettirir - Saçı her gün 100 kez fırçalamak saçın daha çabuk uzamasını sağlar.

'Ben' ihmale gelmez

ABANT İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç.Dr. Cavit Çöl, vücuttaki benlerin sayısının ve çapının kanser riski açısından önem taşıdığını belirterek, “Benlerin çapı büyüyüp, sayısı arttıkça, kanserleşme riski de yükselirö dedi.
Vücudunda çapı iki milimetreden büyük olan ben sayısı 50’den fazla, veya çapı beş milimetreden büyük olan ben sayısı üçten fazla olan kişilerde, kanser riskinin arttığını söyleyen Doç. Dr. Çöl, “Bu kişilerin, benlerini düzenli aralıklarla kontrol ettirmeleri gerekiyor. Benlerin çapının büyümesi, asimetri ve kenar düzensizliği ve renk değişikliği olması kanserleşme riski açısından önemli özelliklerö dedi.
Halk arasında, benleri aldırmanın zararlı olduğu yönünde varolan inanışın yanlış olduğunu da belirten Doç.Dr. Çöl, “Vücudunda şüpheli görülen benleri bulunan kişilerin, doktora başvurup bu benleri aldırmaları ve patolojik inceleme yaptırmalarında yarar var. Benlerin kanser riski taşıdığı unutulmamalı dedi

IMF'den 3 yıllık Türkiye bütçesi

 IMF, Türkiye’nin 3 yıllık bütçelemeye temel oluşturacak çerçevede 2005-2007 dönemine ilişkin faiz dışındaki harcama ve gelir hedeflerini belirledi. IMF’nin projeksiyonuna göre, 2006 yılında memurlara ortalama yüzde 5.5, 2007 yılında da yüzde 5 zam yapılacak. Dolaylı
vergilerin ulusal gelir içindeki payı korunurken, doğrudan vergilerin ulusal gelire oranı düşecek. Böylece toplam vergi gelirlerinin ulusal gelir içindeki payının azalması öngörülüyor. IMF sözleşmesinin 4’üncü maddesi gereğince yapılan incelemelerden sonra hazırlanan Türkiye raporunda, 2005 yılı ile birlikte 2007’ye kadar uzanan 3 yıllık bütçelemeye temel oluşturacak biçimde gelir ve harcama hedefleri öngördü. Faiz kalemi dışında diğer harcamalar için sınırların belirlendiği bu projeksiyona göre, merkezi hükümetin toplam gelirleri gelecek yıl 126.2 milyar YTL, 2007 yılında 136.7 milyar YTL olacak. Bu gelirlerin gelecek yıl 124.3 milyar YTL’si, 2007 yılında ise 135.2 milyar YTL’si vergilerden sağlanacak. IMF, 2006 yılında vergi gelirlerinin yüzde 27.9’unun doğrudan, yüzde 72’sinin dolaylı vergilerden, 2007 yılında yüzde 27.5’inin doğrudan, yüzde 72.4’nün dolaylı vergilerden elde edilmesini öngörüyor. Miktar olarak gelirler ve vergi gelirlerinde artış öngörülmesine karşın, ulusal gelire oranlandığında vergi gelirlerinde düşüş planlanıyor. Buna göre, vergi gelirinin ulusal gelire oranı 2006 yılında yüzde 23.7’den yüzde 23.3’e, 2007 yılında yüzde yüzde 23.2’ye düşecek. Bu düşüş ise doğrudan vergilerde öngörülen düşüşten kaynaklanacak. Dolaylı vergilerin ulusal gelire oranının 2005-2007 yıllarında yüzde 16.8 düzeyinde tutulması hedeflenirken, doğrudan vergilerin ulusal gelire oranının 2006 yılında yüzde 7’den yüzde 6.5’e, 2007 yılında yüzde 6.4’e düşürülmesi planlanıyor.
FAİZ DIŞI HARCAMALARIN ULUSAL GELİRE ORANI AZALTILACAK
Faiz dışı harcama kaleminin 2006 yılında 99.6 milyar YTL, 2007 yılında 107.3 milyar YTL’de tutulması planlanıyor.
Faiz dışı fazlanın ulusal gelire oranı yüzde 6.5’te sabitlenirken, faiz dışı harcamaların ulusal gelire oranının yıllar itibarıyla azalması isteniyor. Buna göre, faizdışı harcamaların ulusal gelire oranı 2005’te yüzde 19.1’e, 2006 yılında yüzde 18.6’ya, 2007 yılında yüzde 18.4’e düşürülecek. Faiz dışı harcamalar kapsamında en büyük indirim personel giderlerinde gerçekleştirilecek. Personel giderlerinin 2006 yılında 40.4 milyar YTL, 2007 yılında da 42.4 milyar YTL olması öngörülüyor. Buna göre, 2006 yılında
memur maaşlarına yüzde 5.5, 2007 yılında yüzde 5 düzeyinde yıllık zam yapılmış olacak. Ancak bu artışlara karşın personel giderlerinin ulusal gelir içindeki payı 2005’te yüzde 8’e, 2006 yılında yüzde 7.6’ya, 2007’de yüzde 7.3’e inecek. Savunma ve güvenlik harcamalarına 2006 yılında 6.8 milyar YTL, 2007 yılında 7.1 milyar YTL ayrılacak. Bu durumda savunma ve güvenlik harcamalarındaki artış oranı gelecek yıl yüzde 5.2, 2007 yılında da yüzde 4.4 düzeyinde tutulacak. Sosyal güvenlik kurumlarına yapılacak aktarımın gelecek yıl 21.5 milyar YTL, 2007 yılında da 23.1 milyar YTL olması öngörülüyor. Bu projeksiyona göre, sosyal güvenlik kurumlarına yapılan aktarımlar gelecek yıl yüzde 8.5, 2007 yılında yüzde 7.1 oranında artış gösterecek. Ancak sosyal güvenlik açığının ulusal gelire oranını 2005 yılında yüzde 4.1’e, 2006 ve 2007 yıllarında da yüzde 4’e indirilmesi öngörülüyor. Tarımsal desteklemelere, 2006 yılında yüzde 26.6 oranında artışla 4.8 milyar YTL, 2007 yılında yüzde 20.9 oranında artışla 5.8 milyar YTL ayrılması öngörülüyor. Yatırımlara 2006 yılında yüzde 16 artışla 10.6 milyar YTL, 2007 yılında yüzde 14 artışla 12 milyar YTL ayrılacak. Ancak, yatırımların ulusal gelir içindeki payının 2005 yılında yüzde 1.9’a, 2006 yılında yüzde 2’ye, 2007 yılında ise yüzde 2.1’e çıkarılması hedefleniyor.

FAİZ DIŞI FAZLAYA DEVAM
Kamu sektörü faiz dışı fazla oranının 2006 ve 2007 yılında da ulusal gelirin yüzde 6.5 düzeyinde olmasını öngören IMF, buna göre 2006 yılında 34.5 milyar YTL, 2007 yılında da 37.5 milyar YTL’lik faiz dışı fazla bekliyor.
Merkezi hükümetin faiz dışı fazla kaleminin ise gelecek yıl da ulusal gelirin yüzde 5’i düzeyinde olmasını, 2007 yılında ise yüzde 5.1 olmasını öngörülüyor.
Diğer kamu sektörü için faiz dışı fazlanın 2006 yılında ulusal gelirin yüzde 1.5’I düzeyinde 7.8 milyar YTL, 2007 yılında da ulusal gelirin yüzde 1.4’ü düzeyinde 8 milyar YTL olması planlanıyor. Diğer kamu sektörü kapsamında en büyük faizdışı fazlanın 2006 ve 2007 yılında 5.2 milyar YTL ile KİT’lerden elde edilmesi isteniyor. İşsizlik sigortası fonundan da 2006’da 2.2 milyar YTL, 2007 yılında 2.3 milyar YTL faiz dışı fazla hesabı yapılıyor.

Avrupa basını: Schröder kaybetti, Türkiye'nin yolu tıkandı

Almanya'da Schröder'in sosyal demokratların 39 yıllık kalesi Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde seçimi kaybetmesi ve erken seçim istemesi Avrupa gazetelerinde geniş yer buldu. İngiliz Daily Telegraph, Almanya seçimlerinin Türkiye'ye yansımalarını ele aldığı haberinde sonucun Türkiye'nin AB üyeliğini tehlikeye soktuğunu yazdı.
Daily Telegraph gazetesinin ekonomi sayfalarındaki haberde Almanya seçimlerinin Türkiye'de piyasalara yansıması aktarılıyor. Almanya'daki sonuçların, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini tehlikeye soktuğunu savunan gazete haberini şöyle sürdürüyor.
"Seçim sonuçlarının ardından İstanbul Menkul Kıymetler Borsası yüzde 4,6 oranında düştü. Türkiye, son dönemde yaptığı reformlarla yatırımcılar için önemli bir pazar haline geldi.
Ancak piyasalar, Türkiye'nin üyeliğine destek veren Sosyal Demokratlar'ın aldığı yenilginin, Avrupa Birliği'yle Ekim ayındaki üyelik görüşmelerine darbe vuracağını öngörüyor.
Muhalefetteki Hıristiyan Demokratlar'ın iktidara yaklaşıyor olmaları, siyasî manzarayı tamamen değiştirdi. Unutulmamalı ki, parti lideri Angela Merkel Türkiye'nin üyeliğine karşı ve "imtiyazlı ortaklıktan" daha fazlasına gerek olmadığını savunuyor."
Financial Times: Ankara 'tam üyelikten daha azı'yla karşılaşabilir
Financial Times Almanya'daki seçimlerle ilgili, Türkiye'nin, sandıktan çıkan sonucun Avrupa Birliği sürecine zarar verebileceğini düşündüğünü yazıyor ve Eylül ayında yapılacak erken seçimler için Hıristiyan Demokratlar'ın Türkiye'nin üyeliğine karşı bir kampanya düzenleyeceklerini belirtiyor.
Gazete, bazı yorumcuların, bu sonuçların ardından Ankara hükümetinin, "tam üyelikten daha azıyla" yetinmek zorunda kalabileceğini düşündüğünü de ifade ediyor. Financial Times bugünkü başyazısını da Almanya seçimlerine ayırmış. "Schröder bir seçim kumarı oynadı" başlıklı yazıda gazete Başbakan'ın açıkladığı erken seçim planlarıyla aylar sürebilecek bir belirsizlik döneminin atlatıldığını belirtiyor. Yapılacak bir erken seçimin, Schröder'e partisi içinde kontrolü elinde tutma olanağı vereceğini savunan gazete yorumunu şöyle sürdürüyor. "Elbette tüm bu hesaplar Almanya Cumhurbaşkanı Hörst Köhler'in bu planları desteklemesine ve Schröder'in parlamentodan "güven oyu alamamak" için bir oylamaya gitmesine izin vermesine bağlı.
Hıristiyan Demokratlar'ın adayı olarak Cumhurbaşkanı seçilen Köhler'in erken seçime destek vermesi çok olası. Ancak sorun, bu seçimin ülkeyi içine düştüğü sorunlardan kurtarıp kurtaramayacağı.
Bunun yanıtı çok kesin değil. Ama Eylül ayında yapılacak erken seçimi Hıristiyan Demokratlar'ın kazanması en azından hem Almanya'yı hem de Avrupa'nın geri kalanını 12 aylık bir 'bilinmezlikten' kurtaracak."
Le Figaro: Türkiye için iyi bir kehanet değil
Fransa’nın önde gelen gazetelerinden Le Figaro da "AB-Türkiye müzakereleri tehlikede" başlığını kullandı. Alman Başbakanı Gerhard Schröder’in seçim yenilgisinin Erdoğan hükümeti için de bir yenilgi olduğunu öne süren gazete, Almanya’da erken seçimlerin 3 Ekim’den önce 18 Eylül’de yapılacağı açıklanmasının Türkiye için iyi bir "kehanet" olmadığını savundu. Hristiyan demokratların seçimi kazanması halinde müzakerelerin ertelenmesi için AB’ye baskı yapabileceklerini belirten Le Figaro, Fransa’daki Türkiye karşıtlığına dikkat çekerek Angela Merkel’in "imtiyazlı ortaklık" talebinde bulunmasının Fransa’da iktidardaki UMP Başkanı Nicolas Sarkozy’nin girişimiyle olduğunu yazdı. Aralık Zirvesi’nde "imtiyazlı ortaklık" önerisinin Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ve Schröder tarafından reddedildiğine dikkat çeken gazete, Alman seçimlerinde sosyal demokratların yenilgiye uğraması halinde Ankara’nın adaylığının her zamankinden "kırılgan" olacağını savundu.

Orta Anadolu Desing 24-05-2006 01:00:00

Tel:0.312.762 51 63 Fax:0.312.762 67 70

 

Kampanyalar

İletişim Şirket Haberleri Şirket Hakkında Şirket Faaliyetleri Site Haritası

Bu web sitesi ile ilgili soru veya görüşlerinizi ortaanadolu@ortaanadoluas.com adresine gönderin.

Telif hakkı © 2005 ORTA ANADOLU GAZETECİLİK REKLAMCILIK MATBAACILIK İNŞAAT MADENCİLİK TURİZM S.K. TAAHHÜT PAZARLAMA SANAYİ ve TİC. A.Ş.

mail adres             Web adres